Eş Anlamlılar (Synonyms) 1 / 1 EXTRA PRACTICE KONULAR HUB'A DÖN
YDT İngilizce · Kelime bilgisi

Eş Anlamlılar (Synonyms)

Sorun şu: Beş şıkkın beşi de sözlükte "artmak" diye çevrilir: rise, increase, soar, escalate, proliferate. Sözlük anlamı doğru olan dört şık yine de yanlıştır. Çünkü eş anlamlılık anlam eşitliği değil, anlam örtüşmesidir: kelimeler şiddet, üslup, ton ve eşdizim bakımından ayrışır. Bu ders o ayrışmayı görmeyi öğretir.

Bu dersin sonunda şunu yapabileceksiniz
1

Aynı anlama gelen şıklar arasından şiddet derecesine göre doğru olanı seçmek (drop / plummet).

2

Akademik ve günlük üslup farkını tanımak (get worse / deteriorate).

3

Eşdizim nedeniyle elenen şıkkı görmek (make a decision / do a decision).

4

Anlamca en yakın cümle sorularında bilgi kaybı ve bilgi eklemesi yapan şıkları ayıklamak.

Önce terimler (1/2)

Renk anahtarı: mavi = incelenen kelime, yeşil = doğru kullanım, üstü çizili kırmızı = yanlış kullanım, sarı = kilit kural, mor = eşdizim ortağı.

Eş anlamlı (synonym) nedir?

Anlamı bir başka kelimeyle büyük ölçüde örtüşen kelimedir.

important ≈ significant, crucial, vital

"Büyük ölçüde" ifadesi önemlidir: tam eşitlik neredeyse hiç yoktur. İki kelime aynı anlamı taşısa bile aynı yerlere girmez.

Çekirdek anlam nedir?

Bir kelime kümesinin ortak paydasıdır: rise, soar, escalate hepsi "yükselme" çekirdeğini paylaşır.

Şıklar bu çekirdeği paylaştığı için çekirdeğe bakarak seçim yapılamaz; ayrım çekirdeğin etrafındaki özelliklerdedir.

Üslup (register) nedir?

Kelimenin ait olduğu dil düzeyidir: günlük, nötr ya da akademik.

get worse (günlük) · worsen (nötr) · deteriorate (akademik)

YDT metinleri akademiktir; günlük düzeydeki şık çoğu zaman doğru anlamı taşısa bile bağlama uymaz.

Eşdizim (collocation) nedir?

Bir kelimenin birlikte kullanılmayı âdet edindiği ortaklardır.

make a decisiondo a decision

Anlam doğru olsa bile ortak yanlışsa cümle bozulur. Eşdizim, eş anlamlı sorularında en sık kullanılan eleme ölçütüdür.

Önce terimler (2/2) — iki eş anlamlıyı ayıran dört ölçüt

1 Şiddet derecesi

fall — decline — drop — plummet (dik düşüş)

Cümlede "slightly" varsa uç kelime, "dramatically" varsa ılımlı kelime elenir.

2 Üslup düzeyi

find out → discover → ascertain

Akademik metinde çoğunlukla tek kelimelik Latince kökenli biçim tercih edilir; öbek fiiller günlük düzeye aittir.

3 Ton (olumlu / olumsuz)

thrifty (tutumlu, olumlu) · stingy (cimri, olumsuz)

İkisi de "az harcayan" demektir ama biri över, biri yerer. Sınav bu ton farkını ölçer.

4 Dilbilgisel davranış

explain to someone — explain someone

discuss the issuediscuss about the issue

Eş anlamlılar aynı edatı ya da aynı yapıyı almayabilir; bu da bir eleme ölçütüdür.

Bu konu sınavda ne işe yarar?

Resmî olan bilgi

YDT İngilizce 80 sorudur; Kelime bilgisi 5, Cloze 5, Anlamca en yakın cümle 4, Çeviri 12, Okuma 15 dağılımı 2018'den bu yana değişmemiştir.

Hangi sorunun hangi konudan geldiği açıklanmaz; aşağıdakiler sayı iddiası değil, yapısal değerlendirmedir.

Konu hangi soru tiplerinde iş görür

Kelime ve cloze sorularında: şıkların tümü çekirdek anlamı paylaşır; ayrım şiddet, üslup ve eşdizimden çıkar.

Anlamca en yakın cümlede: doğru şık, kökü başka kelimelerle yeniden söyleyendir; bu doğrudan eş anlamlılık bilgisidir.

Okumada: soru kökü metindeki kelimeyi eş anlamlısıyla değiştirir; eşleştirmeyi yapamayan öğrenci cevabı metinde bulamaz.

Asıl değeri: paraphrase becerisi

Sınav aynı bilgiyi farklı kelimelerle sorar. Eş anlamlı ağını bilen öğrenci, metinde "reduce" yazsa da soruda "curb" görünce bağı kurar.

Bu yüzden kelime çalışmasının hedefi tek karşılık değil, aynı anlam kümesindeki üç dört kelimedir.

Şiddet derecesine göre sıralamak

Çekirdek anlamIlımlıOrta
azalmadip, easedecline, decreaseplummet, collapse
artmaedge up, riseincrease, growsoar, skyrocket
iyiadequategood, soundoutstanding, exceptional
kötüdisappointingpoor, weakdisastrous, catastrophic
şaşırtıcıcurioussurprisingastonishing, staggering
gerekliusefulimportant, significantindispensable, vital
Cümledeki sınır kelimesi kararı verir

slightly, marginally, somewhat → ılımlı kelime · dramatically, sharply, drastically → uç kelime.

Prices fell slightly after the announcement. → dipped, plummeted

Doğru yönü bulmak yetmez; şiddeti cümlenin kendi zarfı belirler.

Üslup: günlük mü akademik mi?

Günlük (öbek fiil / temel kelime)Akademik karşılığıAnlamı
find outascertain, determinesaptamak
get worsedeterioratekötüleşmek
put offpostpone, deferertelemek
look intoinvestigate, examineincelemek
go uprise, increaseartmak
cut down onreduce, curbazaltmak
showdemonstrate, indicategöstermek
bigsubstantial, considerablebüyük, hatırı sayılır
get rid ofeliminate, removeortadan kaldırmak
make upconstitute, compriseoluşturmak
Nasıl kullanılır

Cümlenin çevresi akademikse (research, findings, data, evidence) akademik biçim beklenir. Bu, günlük şıkkı tek başına yanlış yapmaz ama iki şık arasında kalındığında kararı verir.

Ters yön de geçerlidir: bir diyalog ya da mektup bağlamında aşırı ağır kelime yapay durur.

Ton: aynı anlam, farklı değer yargısı

Olumlu tonNötrOlumsuz tonOrtak çekirdek
thrifty (tutumlu)careful with moneystingy (cimri)az harcayan
confident (kendine güvenen)self-assuredarrogant (kibirli)kendinden emin
determined (kararlı)firmstubborn (inatçı)görüşünden dönmeyen
curious (meraklı)inquisitivenosy (işgüzar)öğrenmek isteyen
slender (ince)thinskinny (bir deri bir kemik)zayıf
ambitious (hırslı, olumlu)aspiringruthless (acımasız)hedefe yönelen
Tonu cümlenin çevresi belirler

The committee praised her for being ---- with the budget. → thrifty (övgü var, olumlu ton gerekir), stingy

"praised, criticised, complained, admired" gibi kelimeler tonun yönünü açıkça verir; şıkların yarısı bu tek kelimeyle elenir.

Eşdizim: doğru anlam, yanlış ortak

Fiil + isim

make a decision · take a risk · do research · draw a conclusion

do a decision · make research · take a conclusion

Sıfat + isim

heavy rain · strong evidence · high risk · deep concern

Hepsi "yoğun / büyük" anlamına gelir ama ortakları değiştirilemez: strong rain, heavy risk.

Fiil + edat

depend on · result in · consist of · contribute to

Eş anlamlılar aynı edatı almaz: 'explain' nesnesini doğrudan alır ama kişiye to ile bağlanır.

Neden en güvenilir eleme ölçütü

Şıkların anlamı örtüşse bile eşdizim ortağı tektir. Boşluğun yanındaki isme bakarak şık elemek, anlam tartışmasına girmeden karar verdirir.

Anlamca en yakın cümlede eş anlamlılık

Doğru şıkkın üç özelliği

1. Kökteki bilgiyi eksiksiz taşır.

2. Köke yeni bilgi eklemez.

3. Kelimeleri değiştirir ama kesinlik derecesini korur.

Kökte "may" varsa şıkta da olasılık olmalı; "will" yazan şık kesinlik ekleyerek anlamı bozar.

Çeldiricinin üç kalıbı

Bilgi kaybı: kökteki koşulu ya da zıtlığı atar.

Bilgi eklemesi: kökte olmayan bir sebep ya da sonuç uydurur.

Derece kaydırma: "bazı uzmanlar" yerine "bütün uzmanlar" yazar.

Örnek üzerinde

Kök: Few researchers accept the theory, although it remains widely cited.

Doğru: The theory is still frequently referred to despite having little support among researchers.

Yanlış: Researchers no longer cite the theory because they reject it.

Yanlış şık hem zıtlığı sebep ilişkisine çevirmiş hem de kökte olmayan "artık atıf yapılmıyor" bilgisini eklemiştir.

YDT'de sık geçen eş anlamlı kümeler

AnlamKümeNot
artmakincrease, rise, grow, expand, surgesurge ani ve büyük artıştır
azaltmakreduce, curb, cut, diminish, alleviatealleviate acı ve yük için kullanılır
göstermekindicate, demonstrate, reveal, suggestsuggest daha ihtiyatlıdır
neden olmakcause, trigger, bring about, give rise totrigger ani başlatmadır
önemlisignificant, crucial, vital, essentialsignificant istatistikte teknik anlam taşır
yaygınwidespread, prevalent, common, pervasiveprevalent akademik metinde sıktır
ihtimallikely, probable, plausible, conceivableplausible akla yatkınlık bildirir
desteklemeksupport, back, corroborate, substantiatecorroborate kanıtla doğrulamadır
engellemekhinder, impede, hamper, obstructhepsi yavaşlatma ya da zorlaştırmadır
kalıcılasting, enduring, permanent, persistentpersistent olumsuz bağlamda da geçer

Bu kümeleri tek karşılıkla değil, küme olarak öğrenin: okumada hangisi çıkarsa çıksın bağı kurabilirsiniz.

Ezber kartı

Cümlede gördüğünüzYapmanız gereken
slightly, marginally, somewhatIlımlı kelime seçin; uç kelimeyi eleyin
dramatically, sharply, drasticallyUç kelime seçin; ılımlı kelimeyi eleyin
praised, admired, welcomedOlumlu tonlu eş anlamlı
criticised, complained, condemnedOlumsuz tonlu eş anlamlı
research, findings, evidence, dataAkademik biçimi tercih edin, öbek fiili eleyin
Boşluğun yanında belirli bir isimEşdizim ortağını kontrol edin (heavy rain, strong evidence)
Boşluktan sonra edat varŞıkkın o edatı alıp almadığına bakın
Anlamca en yakın sorusuBilgi kaybı, bilgi eklemesi, derece kayması arayın
Kökte may / might / someŞıkta da olasılık ve sınırlılık korunmalı
Okumada tanımadığınız kelimeMetindeki eş anlamlısını arayın; soru kökü sözcüğü değiştirmiştir

Aynı cümlenin doğru ve yanlış tamamlanışı

YanlışDoğruNeden
Prices plummeted slightly after the announcement.Prices dipped slightly…slightly ılımlı kelime ister; plummet uç düşüştür.
The team made research on soil erosion.The team conducted research…research fiili 'do' ya da 'conduct' ile eşdizimlidir.
He was praised for being stingy with public funds.…for being thriftypraise olumlu ton ister; stingy yergidir.
The findings tell a strong link between the two variables.The findings indicateakademik özneyle 'tell' kullanılmaz.
She explained me the procedure in detail.She explained the procedure to meexplain kişiye 'to' ile bağlanır.
They discussed about the new regulation.They discussed the new regulation.discuss nesnesini doğrudan alır.
Heavy evidence supports the claim.Strong evidence supports the claim.evidence 'strong' ile eşdizimlidir.

Altı tuzak

1 Sözlük karşılığına güvenmek

Beş şık da aynı Türkçe karşılığı verebilir. Türkçeye çevirerek karar veren öğrenci bu soruda hiçbir şey eleyemez.

2 Şiddeti gözden kaçırmak

Cümledeki zarf (slightly, sharply) hangi düzeyin isteneceğini söyler; okunmazsa yön doğru, derece yanlış olur.

3 Tonu görmezden gelmek

confident / arrogant, determined / stubborn çiftlerinde çekirdek aynıdır, değer yargısı zıttır.

4 Eşdizimi denetlememek

Doğru anlamı yanlış ortakla eşleştiren şık en sık kurulan çeldiricidir: heavy risk, strong rain, make research.

5 Edat farkını atlamak

Eş anlamlılar aynı yapıyı almaz: consist of, comprise (edatsız), result in, lead to.

6 Yakın cümlede fazla bilgi

Kökten daha kesin ya da daha kapsamlı konuşan şık, kelime kelime doğru görünse de yanlıştır.

Soruyu çözerken dört adım

1

Çekirdek anlamı belirleyin. Boşluğa hangi anlam kümesi geliyor: artma mı, azaltma mı, gösterme mi? Şıkların çoğu bu çekirdeği paylaşacaktır, bu yüzden burada eleme beklemeyin.

2

Şiddeti ölçün. Cümledeki zarf ya da nicelik ifadesi ılımlı mı uç mu bir kelime istiyor? Bu adım genelde iki şık eler.

3

Tonu ve üslubu kontrol edin. Çevrede övgü mü yergi mü var, metin akademik mi? Kalan şıklardan biri burada gider.

4

Eşdizimi ve edatı sınayın. Kalan iki şıkkı boşluğun yanındaki isim ya da edatla birlikte okuyun; hangisi yerleşik bir birlikteliktir?

Öngörü ve çalışma önerisi

Eş anlamlılık, sınavın en çok yayılan bilgisidir: kelime sorusunda doğrudan, okumada soru köküyle metin arasındaki köprü olarak, anlamca en yakın cümlede ise sorunun kendisi olarak karşınıza çıkar. Bu yüzden kelime defterini tek karşılıkla tutmak yetmez. Her yeni kelimeyi kümesiyle ve ortağıyla yazın: "curb — reduce, cut — curb inflation / curb emissions". Böylece kelimeyi yalnız tanımakla kalmaz, sınavın onu hangi kılıkta sorabileceğini de öğrenirsiniz. Zıt anlam dersiyle birlikte çalışırsanız her kelimeyi iki yönden birden kavramış olursunuz.

Hızlı kontrol (1/2) — birlikte çözelim

Önce siz düşünün, cevabı açmak için tuşuna basıyorum.

1

Following the announcement, share prices ---- slightly before recovering the next morning.
A) plummeted   B) collapsed   C) dipped   D) soared   E) vanished

C) dipped
Cümledeki 'slightly' küçük bir hareket olduğunu söyler ve ertesi sabah toparlanma da düşüşün sınırlı kaldığını doğrular; ılımlı düşüş bildiren kelime budur. (A) plummeted dik ve büyük bir düşüştür, 'slightly' ile çelişir. (B) collapsed çöküş bildirir ve toparlanmayla bağdaşmaz. (D) soared yükseliş yönündedir. (E) vanished tümüyle yok olmayı anlatır ve fiyatlar için kullanılmaz.
Duyurunun ardından hisse fiyatları hafifçe geriledi, ertesi sabah ise toparlandı.

2

The auditors praised the mayor for being ---- with public funds during the crisis.
A) stingy   B) thrifty   C) mean   D) reckless   E) extravagant

B) thrifty
'praised' fiili övgü bildirir, dolayısıyla boşluk olumlu tonlu bir kelime ister ve tutumluluğu olumlayan biçim budur. (A) stingy aynı çekirdeği taşır ama yergi bildirir. (C) mean de cimriliği olumsuz tonda anlatır. (D) reckless savurganlık ve dikkatsizlik bildirir. (E) extravagant aşırı harcamadır ve övgüyle bağdaşmaz.
Denetçiler, kriz boyunca kamu kaynaklarını tutumlu kullandığı için belediye başkanını övdü.

Hızlı kontrol (2/2)

3

The department has ---- research on soil erosion in the delta for more than fifteen years.
A) made   B) taken   C) conducted   D) built   E) held

C) conducted
'research' ismi akademik metinde 'conduct' ya da 'do' fiiliyle eşdizimlidir. (A) made anlamca yakın görünse de 'make research' yerleşik bir birliktelik değildir. (B) taken 'take a risk' gibi başka ortaklarla gider. (D) built somut yapılar için kullanılır. (E) held toplantı ve tören gibi düzenlenen etkinliklerle eşdizimlidir.
Bölüm, deltadaki toprak erozyonu üzerine on beş yılı aşkın süredir araştırma yürütüyor.

4

Some studies suggest that the compound may slow the disease, but the evidence is still limited.
Yukarıdaki cümleye anlamca en yakın cümle hangisidir?
A) The compound has been shown to stop the disease in every trial.   B) There is some, though not yet conclusive, evidence that the compound could slow the disease.   C) Researchers agree that the compound has no effect on the disease.   D) The compound will slow the disease once more studies are completed.   E) No study has ever examined whether the compound affects the disease.

B)
Kökte hem sınırlı bir destek ('some studies', 'limited') hem de olasılık ('may') vardır ve doğru şık bu iki öğeyi de koruyarak kelimeleri değiştirir. (A) 'stop' ve 'every trial' diyerek hem dereceyi hem kesinliği yükseltir. (C) etkisizlik iddiası ekler, kökte böyle bir yargı yoktur. (D) 'will' ile olasılığı kesinliğe çevirir. (E) hiç çalışma yapılmadığını söyler, oysa kök bazı çalışmalardan söz eder.
Bazı çalışmalar bileşiğin hastalığı yavaşlatabileceğini düşündürüyor, ancak kanıtlar hâlâ sınırlı.

Aklınızda kalsın

Eş anlamlılık eşitlik değildir: şıkların hepsi aynı çekirdeği paylaşır, ayrım çekirdeğin etrafındadır.

Dört ölçüt: şiddet derecesi, üslup düzeyi, ton, dilbilgisel davranış.

Şiddeti cümlenin zarfı belirler: slightly → dip, dramatically → plummet.

Tonu çevre fiil belirler: praised → thrifty, criticised → stingy.

Eşdizim en güvenilir eleme aracıdır: strong evidence, heavy rain, high risk, conduct research.

Anlamca en yakın cümlede bilgi kaybı, bilgi eklemesi ve derece kayması arayın; kesinlik derecesi korunmalıdır.

Kelimeyi kümesiyle ve ortağıyla yazın: curb — reduce, cut — curb inflation.

Extra Practice — şimdi çözerek pekiştirin. Bu dersin karşılığı test seti: Eş Anlam (YDT Practice).

TESTİ AÇ →

Kontroller

SPACE sonraki slayt / sonraki cevabı aç
önceki
HOMEENDilk / son slayt
Ftam ekran
F1ESCbu ekranı aç / kapat