Duruma Uygun İfade
Nedir? Size birkaç cümlelik bir durum anlatılır: kimsiniz, ne oldu, ne yapmak istiyorsunuz. Sonra "you say:" denir ve beş şıktan (A–E) o anda söylenecek doğru cümleyi seçersiniz. Ölçülen şey: dilbilgisi değil, duruma uygun konuşma — kim olduğunuz, ne istediğiniz ve hangi tonda konuştuğunuz.
Durum metnindeki üç anahtarı bulmak: rolünüz, amacınız, tonunuz.
Her amaç için hazır kalıpları bilmek: özür, rica, şikâyet, teselli, öneri, uyarı.
Dilbilgisi kusursuz ama ağzınıza yakışmayan cümleyi tanımak — bu tipin bir numaralı çeldiricisi.
Şunu bilin: Beş şık da doğru İngilizcedir ve hepsi o durumla ilgilidir. Hiçbiri "bozuk cümle" değildir. Doğru şık, durum metninin sizden istediği işi yapan ve istenen tonda söylenen cümledir. Yani soru aslında şunu sorar: "Bu kişi, bu durumda, bu amaçla ne söyler?"
Önce terimler (1/2)
Renk anahtarı: turkuaz = rolünüz (kimsiniz, kiminle konuşuyorsunuz), yeşil = amacınız (ne yapmak istiyorsunuz), pembe = ton (nasıl söylemeniz isteniyor), açık yeşil = doğru şık, kırmızı = yanlış şık.
Durum metni size bir kimlik verir: öğrenci, müşteri, hasta, iş arkadaşı, otel misafiri.
Karşınızdaki de bellidir: öğretmen, görevli, arkadaş, müdür. Sizin ağzınızdan söylenmeyecek bir cümle (örneğin müşteriyken görevlinin söyleyeceği bir söz) yanlıştır. Buna rol karışması denir.
Durum metninin sonunda neredeyse her zaman şu kalıp vardır: you want to… ("…-mek istiyorsunuz").
Örnek: you want to apologize (özür dilemek), to ask for an extension (ek süre istemek), to complain (şikâyet etmek), to encourage her (onu yüreklendirmek). Bu ifade cevabın ne iş yapacağını söyler; sorunun yarısı buradadır.
Durum metninde çoğu zaman bir ton zarfı bulunur: politely (nazikçe), firmly (kararlı biçimde), angrily (öfkeyle), insistently (ısrarla), gently (yumuşak bir dille).
Bu kelime tek başına iki şıkkı eler: politely denmişse sert bir cümle, firmly denmişse pes eden bir cümle yanlıştır.
Aynı isteği farklı kişilere farklı dille söyleriz.
Arkadaşa: Can you help me? · öğretmene ya da görevliye: Could you possibly help me? / I'd be grateful if you could… Resmî bir ortamda arkadaş dili, arkadaş sohbetinde aşırı resmî dil yanlıştır.
Önce terimler (2/2) — hangi amaç, hangi kalıp?
Bu tipte kazandıran şey kelime ezberi değil, kalıp bilgisidir. Altı temel amaç ve İngilizcede o amacın hazır cümleleri:
I'm really sorry about… · I do apologize for… · It was my fault.
Gerçek özür sorumluluğu üstlenir ve çoğu zaman bir telafi önerir: Let me pay for it. Suçu başkasına atan cümle özür değildir.
Could you possibly…? · Would it be possible to…? · I'd be grateful if you could…
Nazik rica genellikle kısa bir gerekçe ile gelir: …because I was ill last week.
I'm afraid there's a problem with… · This isn't what I ordered. · I'm entitled to a refund.
Nazik ama kararlı şikâyet üç iş yapar: sorunu söyler, ne istediğini söyler, hakaret etmez.
I know how you feel. · That's really unfair. · Don't be too hard on yourself.
Teselli, karşıdakinin duygusunu kabul eder. "Boş ver, geçer" gibi küçümseyen cümleler teselli sayılmaz.
Why don't you…? · Have you thought about…? · It might be a good idea to…
Öneri seçenek sunar, emir vermez. You must… bir öneri değildir.
You'd better… · Don't forget to… · I'd be careful about… if I were you.
Uyarı bir risk gösterir. Tehdit değildir: I'll call the police uyarı değil, tehdittir.
Bu soru tipi nasıl kurulur?
Sorular 54–58 arasıdır: beş ayrı durum, her birinde beş şık.
Durum metni 2–4 cümledir ve hep aynı sırayla ilerler: kimsiniz → ne oldu → ne yapmak istiyorsunuz → you say:
Şıklar doğrudan konuşmadır, yani ağzınızdan çıkacak cümlenin kendisidir. "Şunu söylerdim" biçiminde değil, söylenmiş hâliyle yazılır.
Beş şık da dilbilgisi olarak doğrudur; eleme dilbilgisiyle yapılmaz.
Ortamlar günlük ama kurumsaldır: üniversite, iş yeri, mağaza, otel, hastane, komşuluk. Argo ve şakalaşma yoktur.
Durumla ilgili ama işi yapmayan cümle. Konu doğru, kelimeler tanıdık, dilbilgisi kusursuz — ama sizden istenen şey özür dilemekken cümle bilgi soruyor, ya da nazik olmanız istenirken cümle sert konuşuyor.
Sağlaması tek soruyla yapılır: "Bu cümle, benden istenen işi yapıyor mu?" Yapmıyorsa ne kadar makul görünürse görünsün yanlıştır.
Denetim 1 — rol: bunu siz mi söylüyorsunuz?
Önce kim olduğunuzu ve kiminle konuştuğunuzu işaretleyin. Karşınızdakinin ağzına yakışan cümle size yakışmaz.
Çözüm: A. Rol: öğrencisiniz, karşınızda hocanız var, yani siz rica ediyorsunuz. Amaç: ek süre istemek. A tam bunu yapıyor: kısa bir gerekçe (because of a family emergency) + nazik rica kalıbı (I'd be grateful if you could…).
B yanlış: hocaya ders veriyor; öğrencinin ağzına yakışmaz (rol karışması) ve tonu sert. C yanlış: Don't worry demek, kararı sizin verdiğinizi ima eder — oysa süreyi verecek olan hocadır. D yanlış: konu doğru ama amaç yanlış; bilgi soruyor, süre istemiyor. E yanlış: bu cümleyi kuralı koyan taraf söyler; öğrenci teslim tarihini "kabul etmemek" konumunda değildir.
Denetim 2 — amaç: sizden ne isteniyor?
Durum metnindeki you want to… ifadesinin altını çizin. Cevap o işi yapmak zorundadır.
Çözüm: B. Amaç iki iş istiyor: özür dilemek ve tamir masrafını üstlenmeyi teklif etmek. Yalnız birini yapan şık eksik kalır. B ikisini de yapıyor: I'm really sorry… it was my fault (özür + sorumluluk) ve I'd like to pay for the repair (teklif).
A yanlış: özür değil, bahane; suçu bilgisayara atıyor. C yanlış: gelecek için söz veriyor ama şu anki zararı ne kabul ediyor ne karşılıyor. D yanlış: konuyla ilgili görünüyor ama bilgi soruyor; ne özür var ne teklif. E yanlış: suçu arkadaşınıza yüklüyor — bu bir özrün tam tersidir.
Kural: Amaç iki parçalıysa (örneğin "özür dile ve öde"), doğru şık ikisini birden taşır. Tek parçayı yapan şık, o parçayı çok güzel yapsa bile yanlıştır.
Denetim 3 — ton: hangi sesle?
Durum metnindeki ton zarfı (politely, firmly, calmly, insistently) cevabın sertlik ayarını verir. İki uçtaki şıklar bu kelimeyle elenir.
Çözüm: C. politely but firmly iki şey birden ister: nazik olacaksınız ama vazgeçmeyeceksiniz. C nazik (could I…, please), kararlı (I'm entitled to a refund) ve bir çözüm yolu gösteriyor (müdürle görüşmek).
A yanlış: pes ediyor; "ısrar etmek" isteniyordu. B yanlış: doğru İngilizce ama öfkeli; politely denmişti. D yanlış: suçu kendine alıyor, bu da ısrarın tersi. E yanlış: amaç yanlış; para iadesi değil kullanım bilgisi soruyor.
Aynı isteğin üç dili — resmiyet düzeyi
Aynı işi kime söylediğinize göre cümle değişir. Sınav bunu ölçer: cümle doğru olabilir ama o kişiye söylenmez.
| Ne yapmak istiyorsunuz | Arkadaşa (samimi) | Hoca / görevli / müdüre (resmî) |
|---|---|---|
| Yardım istemek | Can you give me a hand? | Could you possibly help me with this? |
| İzin istemek | Is it OK if I leave early? | Would it be possible for me to leave early? |
| Özür dilemek | Sorry about that! | I do apologize for the inconvenience. |
| Reddetmek | Sorry, I can't. | I'm afraid I won't be able to. |
| Şikâyet etmek | This isn't right. | I'm afraid there seems to be a problem with… |
| Israr etmek | Come on, you promised. | I'd still like this to be sorted out today, if possible. |
Nasıl anlarsınız? Durum metnindeki kişilere bakın. your professor / the manager / the receptionist / a customer geçiyorsa resmî dil; your friend / your roommate / your brother geçiyorsa samimi dil beklenir. Ama nezaket her iki durumda da vardır — samimi olmak kaba olmak demek değildir.
Durum ifadesi → beklenen cümle
Durum metnindeki amaç ifadesini gördüğünüz anda cevabın ne yapması gerektiğini bilirsiniz. En sık gelen yedi kalıp:
| Durumda geçen ifade | Cevabın yapması gereken iş | Kalıp |
|---|---|---|
| you want to apologize | Sorumluluğu üstlen + telafi öner | I'm really sorry… Let me… |
| you want to ask for… | Gerekçe + nazik rica | …so I'd be grateful if you could… |
| you want to complain | Sorunu söyle + ne istediğini söyle | I'm afraid there's a problem with… Could you…? |
| you want to comfort / encourage | Duyguyu kabul et + destek ver | I know how you feel… You'll… |
| you want to advise / suggest | Seçenek sun, emir verme | Why don't you…? / It might be a good idea to… |
| you want to warn / remind | Riski göster, tehdit etme | You'd better… / Don't forget to… |
| you want to refuse politely | Kibar ret + kısa gerekçe | I'm afraid I can't, because… |
Dikkat: Bazı durumlarda amaç ifadesi iki iş ister (apologize and offer to pay, thank her and explain why you can't come). O zaman doğru şık ikisini birden taşır.
Çeldirici kalıpları
Beş şık da doğru İngilizcedir. Yanlış olanlar şu beş kalıptan birine göre yazılır.
Konu doğru ama istenen iş yapılmıyor: özür yerine bilgi soruyor, şikâyet yerine sohbet ediyor.
En sık kalıptır. İlk taramada bunu arayın.
politely istenirken sert, firmly istenirken pes eden cümle.
Ton zarfı durumda yazılıdır; iki uçtaki şıklar onunla elenir.
Cümleyi karşı taraf söylemiş gibi yazılmış şık: müşteriyken görevlinin, öğrenciyken hocanın sözü.
Kontrol: "Bu cümleyi söyleme yetkisi bende mi?"
Durum metninde yazan bir bilgiyi bozan şık: olmayan bir olayı varsayar ya da yazılanın tersini söyler.
Örnek: durumda "iki gün önce aldınız" yazarken şıkkın "geçen ay aldım" demesi.
Doğru işi yapıyor ama yanlış dille: müdüre arkadaş ağzı, arkadaşa aşırı resmî kalıp.
Karşınızdakinin kim olduğuna bakın.
Durumdaki işi yapar, istenen tonda söylenir ve sizin ağzınıza yakışır.
Üçünü birden sağlayan tek şık vardır.
Strateji — beş adım
Durumu şıklara bakmadan okuyun ve üç şeyi işaretleyin: kimsiniz / kiminle konuşuyorsunuz, ne yapmak istiyorsunuz, hangi tonda.
Cevabı kendiniz kurun. "Ben bu durumda ne derdim?" Bir Türkçe cümle bile yeter; şıklara bundan sonra bakın.
Amaç taramasıyla eleyin: istenen işi yapmayan her şıkkı çizin. Bu adım genellikle beş şıkkı ikiye indirir.
Kalanlarda ton ve rol denetimi yapın: fazla sert mi, fazla teslimiyetçi mi, karşı tarafın ağzı mı?
Seçtiğinizi yüksek sesle söylediğinizi hayal edin. O kişiye, o ortamda söylenir mi? Söylenmiyorsa yanlıştır.
Durumu yarım okuyup konuyla ilgili görünen ilk şıkkı işaretlemek.
Neden yanlış: Beş şıkkın hepsi konuyla ilgilidir; ayıran şey konu değil, işlevtir. Amaç ifadesini okumadan yapılan seçim rastgeledir.
Öğrencilerin en sık yaptığı hatalar
| Yapılan | Yapılması gereken | Neden |
|---|---|---|
| Durumun son cümlesini atlamak | you want to… ifadesini işaretlemek | Cevabın ne iş yapacağı orada yazılıdır. |
| Ton zarfını okumamak | politely / firmly gibi kelimeyi aramak | Tek başına iki şıkkı eler. |
| Konuyla ilgili olan şıkkı doğru sanmak | İşlev denetimi yapmak | Beş şık da aynı konudandır. |
| Karşı tarafın cümlesini seçmek | "Bunu söyleme yetkisi bende mi?" diye sormak | Rol karışması en sinsi çeldiricidir. |
| Çift amaçlı durumda tek işi yapan şıkkı seçmek | and ile bağlanan iki işi de aramak | Eksik cevap yanlış cevaptır. |
| Sert cümleyi "kararlı" sanmak | Kararlılığı hak ifadesiyle kurmak | I'm entitled to… kararlıdır; bağırmak değil. |
| Müdüre arkadaş diliyle konuşmak | Karşıdakine göre kalıp seçmek | Doğru iş, yanlış dille yapılırsa şık elenir. |
| En uzun ve kibar görünen şıkkı seçmek | Uzunluğa değil işleve bakmak | Kibarlık tek başına yeterli değildir. |
Ezber kartı — durumda gördüğün, şıkta aradığın
| Durum metninde | Doğru şıkta |
|---|---|
| you want to apologize | Sorumluluk (it was my fault) + telafi (let me pay / I'll fix it) |
| you want to ask for an extension / a favour | Kısa gerekçe + Could you possibly… / I'd be grateful if… |
| you want to complain | Sorun + istek: …so could you replace it / refund it? |
| you want to encourage / comfort | Duyguyu kabul: I know how much this meant to you… |
| you want to refuse politely | I'm afraid I can't… + gerekçe (kuru "No" değil) |
| politely | Soru biçimli rica; ünlem ve suçlama yok |
| firmly / insistently | Vazgeçmeyen ama sakin cümle: I'd still like… |
| Karşınızda professor / manager / receptionist | Resmî kalıplar: Would it be possible… / I do apologize… |
| Karşınızda friend / roommate | Samimi ama nazik: Can you…? / Sorry about… |
| Amaçta and varsa | İki işi birden yapan tek şık — yarısı yeterli değil |
Tam örnek — iki soru, adım adım
Önce kendiniz çözün, sonra → tuşuyla çözümü açın.
54 → B. Amaç iki iş istiyor: (1) duygusunu anladığınızı göstermek, (2) yüreklendirmek. B ikisini de yapıyor: I know how much work you put into it… it really is unfair = duyguyu kabul; ideas as good as yours will find another place = yüreklendirme.
A yanlış: kelimeler nazik görünüyor ama duyguyu küçümsüyor ("olur böyle şeyler, geçer"); teselli değil, geçiştirme. C yanlış: bilgi soruyor; ne anlayış var ne destek. D yanlış: teselli edeceğine suçluyor ("daha önce konuşmalıydın"). E yanlış: en kötüsü — "ben sana demiştim" demek üzgün birini daha da kötü hissettirir; amaç yüreklendirmekti.
55 → D. Şikâyet cümlesi üç iş yapar: sorunu söyler (yan oda gürültülü), etkisini söyler (uyuyamıyorum), çözüm ister (uyarın ya da odamı değiştirin). D üçünü de yapıyor ve I'm afraid… / could you…? kalıplarıyla nazik kalıyor.
A yanlış: konu dışı; gürültüden hiç söz etmiyor. B yanlış: doğru İngilizce ama suçlayıcı; durum calmly and politely diyordu. C yanlış: yalnızca özür diliyor; sorunu anlatmıyor ve hiçbir çözüm istemiyor — şikâyetin işini yapmıyor. E yanlış: bu bir şikâyet değil tehdittir; hem ton yanlış hem de ilk adım için aşırı bir tepki.
Soruyu çözerken dört adım
Durumu şıksız okuyun ve üçünü işaretleyin: rol, amaç, ton.
Kendi cevabınızı kurun — kısa bir cümle yeter.
Amaç, ton ve rol taramasını sırayla yapın; her taramada eleyin.
Kalan şıkkı o kişiye söylediğinizi hayal edin. Kulağa doğal geliyorsa cevabınız odur.
Duruma uygun ifade 5 sorudur ve diyalog tamamlamayla birlikte sınavın en hızlı bölümlerinden biridir: metin kısadır, ağır kelime yoktur, karar birkaç saniyede verilebilir. Buradan kazanılan dakikalar okuma bölümüne aktarılır.
Bu tip, kelime bilgisinden çok kalıp bilgisi ölçer. Özür, rica, kibar ret, şikâyet, teselli ve öneri kalıplarını ezberleyen öğrenci bu beş soruyu neredeyse garanti eder. Ortamlar da dardır: üniversite, iş yeri, mağaza, otel, sağlık, komşuluk — yani hazırlanılabilir bir alandır.
Çalışma yöntemi: yanlışlarınızı beş çeldirici kalıbına göre etiketleyin — amaç kayması, ton kayması, rol karışması, durumla çelişme, resmiyet uyumsuzluğu. Genellikle tek bir kalıp tekrar eder; onu kapatmak beş sorunun tamamını güvenceye alır. İkinci yöntem: her gün bir durum yazıp aynı şeyi hem arkadaşa hem müdüre söyleyecek biçimde iki kez kurun — resmiyet farkı böyle oturur.
Aklınızda kalsın
Üç anahtar: rol (kim konuşuyor), amaç (ne yapmak istiyor), ton (nasıl söyleyecek).
Amaç ifadesi cevabı belirler: you want to… cümlesinin altını çizin.
Beş şık da konuyla ilgilidir; ayıran şey konu değil, cümlenin yaptığı iştir.
Özür = sorumluluk + telafi. Suçu başkasına atan cümle özür değildir.
Şikâyet = sorun + istek. Sadece kızmak ya da sadece özür dilemek şikâyet sayılmaz.
Kararlı olmak sert olmak değildir: I'm entitled to a refund kararlıdır, This is outrageous! öfkelidir.
Son denetim: "Bu cümleyi ben, bu kişiye, bu ortamda söyler miyim?"
Extra Practice — şimdi çözerek pekiştirin. Bu dersin karşılığı test seti: Duruma Uygun İfade (YDT Practice).
TESTİ AÇ →