Anlamca Yakın Cümle
Nedir? Size bir İngilizce cümle verilir. Beş şıktan (A–E) hangisinin aynı şeyi başka kelimelerle söylediğini bulursunuz. Ölçülen şey: tek tek kelimeler değil, cümlenin tam anlamı — kim, ne, ne kadar, ne kadar kesin, hangi yönde.
Bir cümleyi beş denetim hattına ayırmak: anlam yönü, kesinlik, nicelik, olumsuzluk, zaman–özne.
Ortak kelime tuzağını tanımak: aynı kelimeleri taşıyan şık çoğu zaman yanlış olandır.
Doğru şıkkın neden farklı kelimelerle yazıldığını bilmek: aranan şey kopya değil, başka sözle anlatım (paraphrase).
Şunu bilin: Beş şık da dilbilgisi olarak doğrudur ve hepsi aynı konudan söz eder. Ayıran şey bilginin kendisidir: bir şık fazla söyler, biri eksik söyler, biri yönü ters çevirir, biri kesinliği değiştirir. Doğru olan, ne fazla ne eksik — tam olarak aynısını söyleyendir.
Önce terimler (1/2)
Renk anahtarı: yeşil = cümlenin taşıdığı asıl bilgi, turuncu noktalı = tuzak kuran ortak kelime, mor = kesinlik ifadesi, sarı = nicelik ifadesi, kırmızı = olumsuzluk / sınırlayıcı, açık yeşil = doğru şık, kırmızı = yanlış şık.
Aynı bilgiyi başka kelimeler ve başka yapı ile söylemektir.
Örnek: The results were disappointing. → The results fell short of expectations. Tek bir kelime bile ortak değil, ama bilgi aynı. Sınavın aradığı tam olarak budur.
Şıkkı yazan kişi, cümledeki kelimeleri bilerek tekrar eder; öğrenci tanıdık kelimeleri görünce "bu odur" der.
Kural: ortak kelime bir kanıt değildir. Kanıt, bilginin aynı olmasıdır.
Cümlenin ne kadarını kapsadığıdır: hepsi mi, çoğu mu, bir kısmı mı, hiçbiri mi?
most students ile all students aynı şey değildir. Kapsamı büyüten ya da küçülten şık yanlıştır.
Cümlenin ne kadar emin konuştuğudur: may / might (ihtimal) · must (kesin) · should (beklenti, tavsiye).
may have caused = "sebep olmuş olabilir"; caused = "sebep oldu". Aradaki fark tek kelimedir ve soruyu bitirir.
Önce terimler (2/2) — beş denetim hattı
Doğru şık bu beş hattın hepsinde asıl cümleyle aynıdır. Yanlış şıklar en az birini bozar. Bu ders bu beş hattı tek tek işler.
İki bilgi arasındaki ilişki: zıtlık, sebep, sonuç, koşul, amaç.
Sebeple sonucun yeri değiştirilirse cümle aynı kelimelerle bambaşka bir şey söyler.
İhtimal mi, kesinlik mi, tavsiye mi, zorunluluk mu?
It is possible that… = may; certainly = must; ought to have = should have.
all / most / many / some / few / none ve sıklık: always / often / rarely / never.
rarely "nadiren"dir, never "asla". Biri diğerinin yerine geçmez.
not…but, hardly, only, unless, rather than gibi anlamı sınırlayan yapılar.
Bunlar cümlenin yarısını taşır; düşürülürse anlam tersine döner.
Hangi olay önce oldu, işi kim yaptı? Etken–edilgen çevrimi buraya girer.
X was criticised by Y = Y criticised X. Özneyi değiştiren şık yanlıştır.
Doğru şık asıl cümlede olmayan hiçbir bilgi eklemez ve olan hiçbir bilgiyi atmaz.
"Doğru ama cümlede yok" olan bir bilgi, şıkkı yanlış yapar.
Bu soru tipi nasıl kurulur?
Sorular 49–53 arasıdır: beş ayrı cümle, her birinin altında beş şık.
Verilen cümle genellikle iki bilgi taşır ve bunlar bir bağlaçla bağlanmıştır: zıtlık, sebep, koşul ya da zaman.
Beş şık da dilbilgisi olarak doğrudur; eleme dilbilgisiyle yapılmaz, bilgi karşılaştırmasıyla yapılır.
Doğru şık, asıl cümlenin kelimelerini bilerek kullanmaz: yapı değişir (etken↔edilgen), bağlaç değişir (although↔despite), kelimeler eşanlamlısıyla değiştirilir.
Konular akademik ve nötrdür: bilim, sağlık, tarih, eğitim, çevre. Kişisel görüş ya da mizah yoktur.
En çok ortak kelime taşıyan şık. Öğrenci cümleyi tam anlamadığında tanıdık kelimelere tutunur; çeldirici tam olarak o kelimelerden kurulur.
Sağlaması kolaydır: o şıkkı asıl cümlenin yerine koyun. Bir bilgi ekliyor ya da atıyorsa yanlıştır — ortak kelime sayısı bunu değiştirmez.
Hat 1 — anlam yönü
Önce sorun: bu iki bilgi arasındaki ilişki ne? Zıtlık mı, sebep mi, sonuç mu, koşul mu? Doğru şık aynı ilişkiyi kurar, kelimeleri değiştirse bile.
Çözüm: B. İlişki şudur: bir amaç vardı (kazaları azaltmak) ama sonuç gelmedi (sayı değişmedi). B ikisini de taşıyor: aimed at cutting = amaç, have not brought about a noticeable fall = sonuç yok. Tek bir ortak kelime bile kullanmadan aynı şeyi söylüyor.
A yanlış: yönü tersine çeviriyor — "değişmedi" ile "keskin biçimde azaldı" karşıt bilgilerdir. C yanlış: sebeple sonucu takas ediyor; asıl cümlede düzenleme kazaları azaltmak için çıkarıldı, "kazalar değişmediği için" değil. D yanlış: cümlede olmayan bir gelecek vaadi ve bir koşul ekliyor. E yanlış: iki bilgiyi yer değiştiriyor — azalan şey ciddi çarpışmalar değil; asıl cümlede azalan hiçbir şey yok.
Hat 2 — kesinlik
Cümle ne kadar emin konuşuyor? İhtimal, kesinlik, tavsiye ve beklenti birbirinin yerine geçmez.
Çözüm: C. may have + V3 geçmiş için ihtimal bildirir: "olmuş olabilir". Bunun Türkçesi de İngilizcesi de tek bir kalıba oturur: It is possible that… C ayrıca underestimate yerine did not give enough weight diyerek başka sözle anlatım yapıyor.
may / might / could have V3 = It is possible that… · must have V3 = certainly / it is clear that… · can't have V3 = it is impossible that…
should / ought to have V3 = yapılması gerekirdi ama yapılmadı (eleştiri) · was expected to = beklenti · had to = zorunluluk.
A yanlış: certainly ihtimali kesinliğe yükseltiyor (must düzeyi). B yanlış: ought to have bir eleştiridir; "hafife almış olabilir" demekle "daha dikkatli olmalıydı" demek aynı şey değildir. D yanlış: konuyu değiştiriyor — hafife alınan şey sıcaklığın etkisi; bu şık etkinin olmadığını söylüyor. E yanlış: cümlede olmayan bir beklenti ve bir ölçüm işi ekliyor.
Hat 3 — nicelik ve kapsam
Kaç kişi, ne sıklıkta, ne kadarı? Bu kelimeler küçüktür ama şıkkı tek başına yanlış yapar.
Çözüm: A. İki nicelik birden korunmalı: most = a majority of ve rarely = seldom. A ikisini de birebir karşılıyor, üstelik after the midterms yerine once the midterms were over diyerek zaman bilgisini de bozmadan aktarıyor.
Eşit: most = a majority of · rarely = seldom = hardly ever · a large number of = many · almost no = hardly any.
Eşit DEĞİL: most ≠ all · rarely ≠ never · many ≠ half · few ≠ a few (few "neredeyse hiç", a few "birkaç tane var").
B yanlış: most kapsamını all'a büyütüyor, ayrıca "nadiren kullandı" ile "kullanmayı bıraktı" aynı şey değil. C yanlış: hem kapsamı only a few'ya daraltıyor hem de zamanı ara sınavlardan önceye kaydırıyor. D yanlış: rarely'yi never yapıyor ve zamanı ara sınav dönemine çekiyor; asıl cümle sınavlardan sonrasını anlatıyor. E yanlış: most "yarısı" değildir; ayrıca cümle bir karşılaştırma (daha az) değil, bir sıklık bildiriyor.
Hat 4 — olumsuzluk ve sınırlayıcılar
not…but, rather than, hardly, only, unless gibi yapılar cümlenin yarısını taşır. Bir tanesi düşerse anlam tersine döner.
Çözüm: C. not X but Y kalıbı iki iş yapar: X'i reddeder, Y'yi koyar. C bunu Rather than X, … Y kalıbıyla birebir kuruyor: replace → take the place of, regular check-ups → routine examinations, notice → spot.
A yanlış: reddedilen bilgiyi kabul ediyor (instead of = yerine), üstelik cümlede olmayan bir koşul ekliyor. B yanlış: neither…nor ile ikinci yarıyı da olumsuzluyor; oysa cihazın işi tam olarak odur. D yanlış: "yerini almaz" cümlesinden "kontroller artık gereksiz" sonucunu çıkarıyor — tam tersi. E yanlış: easier (daha kolay) kelimesini yanlış şeye bağlıyor. Asıl cümlede kolaylaşan şey belirtileri fark etmektir; E'de ise kolaylaşan şey kontrollere gitmek oluyor.
Hat 5 — zaman ve özne
Hangi olay önce oldu, işi kim yaptı? Edilgen cümleler bu iki bilgiyi gizler; şıkkı yazan da orayı kurcalar.
Çözüm: D. İki denetim: sıra — uygulama önce, rapor sonra (by the time + had been bunu söyler); özne — uygulayan taraf yerel yönetimler. D edilgen cümleyi etkene çeviriyor ama yapan kişiyi değiştirmiyor, sırayı da before ile koruyor.
Çatı: X was done by Y = Y did X. Edilgeni etkene çevirirken by'dan sonraki taraf özne olur.
Sıra: By the time A happened, B had happened = B happened before A. had + V3 hangi olayın önce olduğunu söyler.
A yanlış: cümlede olmayan bir amaç ilişkisi kuruyor ve sırayı ters çeviriyor. B yanlış: only after ile sırayı tam tersine alıyor. C yanlış: işi yapan tarafı komiteye geçiriyor — özne takası. E yanlış: cümlede hiç olmayan bir ret bilgisi uyduruyor; oysa öneriler uygulanmıştı.
Ortak kelime tuzağı — tanıdık kelime kanıt değildir
Bu tipin en pahalı hatası: cümleyi tam anlamayıp kelimeleri eşleştirmek. Aşağıdaki soruda en çok ortak kelime taşıyan şık yanlış olandır.
Çözüm: B. Cümlede üç bilgi var: (1) few = neredeyse hiçbirinin deneyimi yoktu, (2) yet = zıtlık, (3) planlanandan erken bitirdiler. B üçünü de taşıyor ve tek bir anahtar kelimeyi bile tekrar etmiyor: few → hardly any, yet → Although, ahead of schedule → earlier than planned.
C, asıl cümlenin en çok kelimesini taşıyor: volunteers, fieldwork experience, survey ahead of schedule. Buna rağmen yanlış: cümle deneyimi olmayanlardan söz ediyor, C ise deneyimi olanlardan.
Kural: Şıkları ortak kelimeye göre sıralarsanız yanlış cevabı seçersiniz. Önce cümlenin bilgisini kendi cümlenizle söyleyin, sonra şıklara bakın.
A yanlış: few ile a few aynı şey değildir. few = "neredeyse hiç yok" (Few students came. = Öğrencilerin neredeyse hiçbiri gelmedi). a few = "az ama var" (A few students came. = Birkaç öğrenci geldi). Asıl cümlede Few var, yani deneyimi olan yok denecek kadar az; A ise "birkaçının deneyimi vardı" diyor. Ayrıca on schedule "zamanında"dır, erken değil. D yanlış: zıtlığı sebebe çeviriyor ve deneyimsizliği deneyime döndürüyor. E yanlış: few kapsamını most'a büyütüyor.
Çeldirici kalıpları
Beş şık da doğru İngilizcedir. Yanlış olanlar şu beş kalıptan birine göre yazılır; birini tanımak bir şıkkı saniyede eler.
Asıl cümlenin kelimelerini aynen kullanıp bilgiyi saptırır.
İşaret: şık, cümleye fazla benziyor. Doğru cevap genellikle en az benzeyendir.
Yönü çevirir: sebep↔sonuç, zıtlık↔sebep, olumsuz→olumlu, ihtimal→kesinlik.
Tek kelimeyle yapılır: because, certainly, instead of.
Niceliği büyütür ya da küçültür: most→all, rarely→never, few→most.
En sinsi biçimi only eklemektir; cümleyi tek koşula kilitler.
Kendi başına makul, hatta doğru bir bilgi ekler — ama cümlede yoktur.
Sebep, amaç, gelecek vaadi ve koşul cümleleri en sık eklenenlerdir.
Kim yaptı, neye yapıldı, hangisi önce oldu — bunlardan birini yer değiştirir.
Edilgen cümlelerde ve by the time / before / after yapılarında arayın.
Yapıyı ve kelimeleri değiştirir, bilgiyi değiştirmez. Ne ekler ne atar.
Sağlama: iki cümleyi yan yana koyup beş hattı tek tek karşılaştırın.
Strateji — beş adım
Şıklara bakmadan cümleyi okuyun ve iki bilgiyi ayırın: birinci bilgi, ikinci bilgi, aralarındaki ilişki.
Cümleyi kendi cümlenizle söyleyin (isterseniz Türkçe düşünün). Bu, ortak kelime tuzağına karşı en güçlü korumadır.
Beş hattı işaretleyin: yön, kesinlik, nicelik, olumsuzluk, zaman–özne. Cümlede hangileri var?
Her şıkta o hatları tek tek denetleyin. Bir hat bile bozuluyorsa şık elenir; gerisini okumayın.
Kalan şıkkı asıl cümleyle yan yana okuyun: fazladan bir bilgi var mı, eksik bir bilgi var mı?
Cümleyi okur okumaz şıklara geçip en tanıdık görüneni işaretlemek.
Neden yanlış: Bu tipte doğru cevap bilerek farklı kelimelerle yazılır, çeldirici ise bilerek benzer kelimelerle. Tanıdıklık, yanlışa doğru çeken bir kuvvettir.
Öğrencilerin en sık yaptığı hatalar
| Yapılan | Yapılması gereken | Neden |
|---|---|---|
| En çok ortak kelimeli şıkkı seçmek | Bilgiyi karşılaştırmak | Doğru cevap bilerek farklı kelimelerle yazılır. |
| most ile all'ı eş saymak | Nicelik kelimesini işaretlemek | Kapsamı büyüten şık yanlıştır. |
| rarely yerine never kabul etmek | Sıklık derecesini korumak | "Nadiren" ile "asla" farklı bilgilerdir. |
| may have'i kesinlik sanmak | Kesinlik merdivenine bakmak | İhtimal ile kesinlik arasında tek kelime vardır. |
| not…but kalıbının ilk yarısını atlamak | Hem reddedileni hem konulanı taşımak | Yarısı düşen cümle tersine döner. |
| Edilgen cümlede özneyi kaçırmak | by'dan sonrasını özne yapmak | İşi yapanı değiştiren şık yanlıştır. |
| Cümlede olmayan sebebi "mantıklı" diye kabul etmek | Yalnız yazılana bakmak | Doğru bilgi de olsa, eklenen bilgi şıkkı bozar. |
| Uzun ve ayrıntılı şıkkı doğru sanmak | Uzunluğa değil bilgi eşitliğine bakmak | Ayrıntı çoğu zaman eklenmiş bilgidir. |
Ezber kartı — eşitlikler ve kırmızı çizgiler
| Asıl cümlede görürsen | Doğru şıkta beklediğin |
|---|---|
| although / even though / though | despite / in spite of + isim, ya da but / yet ile kurulmuş zıtlık |
| because / since / as | due to / owing to + isim, ya da therefore / as a result ile ters yönden kurulmuş sonuç |
| may / might / could have V3 | It is possible that… — certainly değil |
| must have V3 | certainly / it is clear that… — possibly değil |
| should / ought to have V3 | "Yapması gerekirdi ama yapmadı" — He should have called. = Aramalıydı (aramadı). İhtimal değil, eleştiridir |
| most / rarely / few | a majority of / seldom / hardly any — all / never / a few değil |
| not X but Y | rather than X, Y — X reddedilir, Y kalır |
| unless | only if — şart bildirir: Unless it rains, we'll go. = Yağmur yağmazsa gideriz. "Yağmazsa kesin gideriz" garantisi değildir; şart sağlanmazsa olmaz demektir |
| X was done by Y | Y did X — özne değişmez |
| By the time A…, B had V3 | B happened before A — sıra korunur |
Tam örnek — iki soru, adım adım
Önce kendiniz çözün, sonra → tuşuyla çözümü açın.
49 → B. Unless X, not Y kalıbı şu demektir: X olmazsa Y olmaz — yani sabit sıcaklık bir şarttır. B bunu only if (ancak …-se) ile birebir kuruyor; stored → kept, constant → steady, reliable → trusted ile de aynı bilgiyi başka kelimelerle söylüyor.
A yanlış: cümlede olmayan bir bilgi ekliyor ("bu bile garanti etmez"). C özellikle tehlikeli: şartı garantiye çeviriyor — "sıcaklık sabit değilse güvenilmez" demek, "sıcaklık sabitse sonuç kesin güvenilir" demek değildir (başka şeyler de bozulmuş olabilir); certainly ayrıca cümlede olmayan bir kesinlik katıyor. D yanlış: sıcaklığı sabit tutmak ile düzenli ölçmek aynı şey değil; ölçmek sıcaklığı sabit tutmaz. E yanlış: şart ile sonucu yer değiştiriyor — asıl cümlede şart sıcaklık, ona bağlı olan şey analizin güvenilirliği; bu şık analizi şart, sıcaklığı sonuç yapmış.
50 → E. Cümlenin iki parçası var: (1) yaygın inanış bunun tersidir, (2) uzun çalışma her zaman daha iyi sonuç getirmez. E ikisini de taşıyor: Although it is widely assumed otherwise = birinci parça, do not automatically = not necessarily.
A yanlış: yalnızca inanışı aktarıyor; cümlenin asıl iddiası olan "bu doğru değil" kısmı düşüyor. B yanlış: cümlede olmayan bir ters iddia uyduruyor — "her zaman getirmez" demek "az çalışan daha iyi olur" demek değildir. C yanlış: only when ile tam tersini söylüyor. D yanlış: hem kimin ne düşündüğünü takas ediyor (yaygın inanış tam tersiydi) hem de "her zaman değil"i "hiç etkisi yok"a çeviriyor.
Soruyu çözerken dört adım
Cümleyi şıksız okuyun ve iki bilgiyle aralarındaki ilişkiyi ayırın.
Kendi cümlenizi kurun. Şıklara ancak bundan sonra bakın.
Beş hattı denetleyin: yön, kesinlik, nicelik, olumsuzluk, zaman–özne. Bozan şıkkı hemen eleyin.
Kalanı yan yana okuyun: fazla bilgi mi var, eksik bilgi mi? Fazlası da eksiği de yanlıştır.
Anlamca yakın cümle 5 sorudur ve okuma bölümünün hemen ardından gelir. Metin yoktur, tek cümle vardır; bu yüzden hızlı çözülebilir görünür — ama asıl zorluk oradadır: acele eden öğrenci kelime eşleştirmesine kayar ve çeldirici tam olarak onu bekler.
Bu tip, aslında dilbilgisi derslerinin sınavdaki karşılığıdır. Burada kaybedilen puan çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil, şu dört konudan birinin cümle içinde tanınamamasından gelir: modals (kesinlik), edilgen yapı (kim yaptı), koşul cümleleri (unless, gereklilik–yeterlilik farkı) ve bağlaçlar (yön). Bu derslerden birinde zayıfsanız, kaybınız burada da görünür.
Çalışma yöntemi: her yanlışınızı beş çeldirici kalıbından biriyle etiketleyin — kelime tuzağı, nüans tersleme, kapsam bozma, bilgi ekleme, öğe takası. Birkaç denemede hangi kalıba düştüğünüz ortaya çıkar; genellikle tek bir kalıp tekrar eder ve onu kapatmak beş sorunun tamamını güvenceye alır. İkinci yöntem: okuduğunuz her uzun cümleyi kendi kelimelerinizle yeniden yazmak — bu tipin çalışması budur, ezber değil.
Aklınızda kalsın
Aranan şey kopya değil, başka sözle anlatımdır. Doğru şık genellikle en az benzeyen şıktır.
Ortak kelime kanıt değildir. Kanıt, bilginin aynı olmasıdır.
Beş hat: anlam yönü · kesinlik · nicelik · olumsuzluk · zaman ve özne. Biri bozulduysa şık gider.
Kesinlik merdiveni: may have = ihtimal, must have = kesinlik, should have = yapılmadı eleştirisi.
Nicelik kırmızı çizgileri: most ≠ all · rarely ≠ never · few ≠ a few.
"Olmazsa olmaz" ile "olursa kesin olur" aynı şey değil: unless X, not Y = X şarttır; ama "X oldu, öyleyse Y kesin olur" demek değildir.
Ne ekle ne at. Doğru olsa bile cümlede geçmeyen bilgi şıkkı yanlış yapar.
Extra Practice — şimdi çözerek pekiştirin. Bu dersin karşılığı test seti: Anlamca En Yakın Cümle (YDT Practice).
TESTİ AÇ →