Edatlar (Prepositions)
Edat nedir? İsmi cümlenin geri kalanına bağlayan küçük kelimedir: in, on, at, for, of, with. Türkçede bunların karşılığı çoğu zaman ektir: masada, saat üçte, senin için. Ek olduğu için Türkçeden çeviriyle bulunmaz — İngilizce kalıbıyla ezberlenir.
at / in / on üçlüsünü zamanda ve yerde ayırmak.
Bir edatın anlamdan mı yoksa kalıptan mı geldiğini anlamak.
En sık çıkan fiil + edat, sıfat + edat, isim + edat kalıplarını tanımak.
Bu konu tek başına ezber gibi görünür ama Cloze, Çeviri ve Paragraf sorularında görünmez bir şekilde her yerdedir: yanlış edat, cümlenin anlamını komple değiştirir.
Önce terimler (1/2)
Renk anahtarı: mor = zaman edatı, mavi = yer edatı, koyu mavi = edatın kendisi, eflatun = edatı belirleyen kelime (fiil / sıfat / isim).
The book is on the table.
Kitap masanın üstünde.
Edat tek başına duramaz; arkasına mutlaka bir isim, zamir veya -ing gelir. "The book is on." diye bir cümle yoktur.
She is good at drawing.
Çizim yapmakta iyidir.
Neden: Edat isim ister; fiili isim yapan biçim -ing'dir. (Ayrıntısı Gerund ve Infinitive dersinde.)
Anlam edatı: yer, zaman, yön bildirir. Cümlenin anlamını düşünerek bulunur. (under the bridge)
Kalıp edatı: anlamla ilgisi yoktur, o kelimeyle birlikte ezberlenir. (depend on, afraid of)
Sınavda hangisiyle karşılaştığınızı ilk saniyede anlamanız gerekir; çözüm yolu farklıdır.
look at = bakmak → edat, anlamı korur.
look after = bakmak/ilgilenmek, look up = (sözlükten) aramak → anlam tamamen değişir; bunlar phrasal verb'dür.
Bu ders edatları anlatır; phrasal verb'ler ayrı bir derstir. Ama sınavda ikisi aynı şıkta karşınıza çıkabilir.
Önce terimler (2/2)
between you and me — between you and I
for him / with us / to them
Neden: Edattan sonraki isim, cümlenin öznesi değildir; nesne konumundadır.
In the morning, I go for a walk. Sabahları yürüyüşe çıkarım.
I go for a walk in the morning.
Zaman/yer öbeği başa da sona da gelebilir. Başa gelirse arkasına virgül konur. Anlam değişmez.
He ran up the stairs. → arkasında isim var, edat.
Prices went up. → arkasında isim yok, zarf.
Kural basit: arkasında isim varsa edattır.
I am angry to you. → angry with you
interested to music → interested in music
Türkçede "sana kızgın", "müziğe ilgili" dediğimiz için "-e" karşılığı to sanılır. Kalıp edatlarında Türkçe hiç yol göstermez.
Sınavda nerede karşınıza çıkar?
Boşluğa edat isteyen doğrudan soru. Genelde çift boşluklu olur: --- / ---, iki edatı birden doğru bilmek gerekir.
Paragraf içindeki boşluklardan biri sıkça edattır; burada bağlam da yardım eder.
Edatı yanlış okumak cümleyi ters çevirir: result of (sonucu) ile result in (ile sonuçlanmak) farklı yönleri gösterir.
Resmî: YDT İngilizce 80 sorudur; Dilbilgisi 10, Cloze 5, Çeviri 12, Paragraf 15 dağılımı 2018'den bu yana değişmemiştir.
Resmî değil: ÖSYM bu 10 dilbilgisi sorusunun kaçının edat olduğunu açıklamaz. Yukarıdaki üç kutu sayı iddiası değil, konunun bu bölümlerde yapısal olarak nasıl iş gördüğünün değerlendirmesidir.
Zamanda at / in / on
Mantık: at = nokta, on = gün yüzeyi, in = içine girdiğiniz uzun dilim. Küçükten büyüğe: at → on → in.
The train leaves at 6.15.
Tren 6.15'te kalkıyor.
We met on Tuesday.
Salı günü buluştuk.
Bir güne bağlanan her şey on alır: on Monday evening (ama genel: in the evening).
He was born in 1998.
in two hours = iki saat sonra (gelecek). "İki saattir" değil!
Edat almayan zaman ifadeleri: next week, last year, this morning, every day, tomorrow, yesterday. on next Monday → next Monday.
İngiliz/Amerikan farkı: at the weekend (İngiliz) — on the weekend (Amerikan). ÖSYM İngiliz kullanımını esas alır; ikisi de doğrudur, şıklarda ikisi birden verilmez.
Yerde at / in / on
Mantık aynı: at = nokta, on = yüzey, in = kapalı hacim (içi).
She is waiting at the station.
İstasyonda bekliyor.
The map is on the wall.
Otobüs/tren/uçak on, araba in: on the train ama in the car (arabaya girersiniz, trende yürürsünüz).
They live in Izmir.
at school = okulda (öğrenci olarak, iş için) — in the school = okul binasının içinde (fiziksel yer).
in the corner (odanın içteki köşesi) — at the corner (sokak köşesi, dış nokta).
at the front of the bus (otobüsün ön kısmı, içeride) — in front of the bus (otobüsün önünde, dışarıda).
Yön ve hareket edatları
Bunlar durağan yer değil, hareketin izlediği yolu gösterir. Genelde hareket fiiliyle gelir: go, walk, run, drive, move.
to = hedef: go to school. Okula gitmek.
towards = yönelme (varmak şart değil): walk towards the door.
into = içine girmek: He walked into the room.
onto = üstüne çıkmak: The cat jumped onto the table.
Tuzak: "go to home" YANLIŞ → go home. Aynı şekilde: go abroad, go there.
through = içinden geçerek (tünel, orman): drive through the tunnel.
across = bir yüzeyin karşı tarafına: swim across the river.
along = boyunca (yol, nehir): walk along the beach.
over = üstünden aşarak: jump over the wall.
Ayrım: through hacmin içinden, across yüzeyin üzerinden.
above / below = üstünde / altında (dokunmadan, hizadan)
over / under = tam üstünde / altında (örtme, kapatma)
between = iki şey arasında — among = ikiden fazlası arasında
opposite = tam karşısında — next to / beside = yanında
behind = arkasında — in front of = önünde
in the tree (ağacın içinde/dalları arasında) — on the tree (dala asılı)
arrive in + şehir/ülke — arrive at + bina/nokta. "arrive to" diye bir şey yok.
get on the bus (binmek) — get in the car (binmek). Araç tipine göre değişir.
Süre bildiren edatlar — en çok karışan grup
| Edat | Ne alır | Anlam | Örnek |
|---|---|---|---|
| for | süre uzunluğu | ne kadar süredir/süreyle | I've lived here for five years. Beş yıldır. |
| since | başlangıç noktası | ...-den beri | I've lived here since 2021. 2021'den beri. |
| during | isim (olay/dönem) | ...boyunca, sırasında | He slept during the film. Film boyunca. |
| in | süre uzunluğu | ...sonra (gelecek) / ...içinde bitirmek | She'll be back in an hour. |
| within | süre uzunluğu | ...içinde, geçmeden | Reply within three days. |
| by | zaman noktası | ...-e kadar (son teslim anı) | Finish it by Friday. Cumaya kadar bitir. |
| until / till | zaman noktası | ...-e kadar (o ana dek süren) | Wait until Friday. Cumaya kadar bekle. |
| from ... to/until | iki nokta | ...-den ...-e | open from 9 to 5 |
by = eylem o andan önce bir kez olacak: "Finish it by Friday" → Cumaya kadar herhangi bir anda bitir.
until = eylem o ana kadar sürecek: "Wait until Friday" → Cumaya dek beklemeye devam et.
during ile for farkı: during'den sonra olayın adı gelir (during the lesson), for'dan sonra süre miktarı gelir (for two hours). during two hours yanlıştır.
Anlam taşıyan diğer edatlar
by = yöntem/araç (artikelsiz): by car, by email, by mistake. Edilgende de eylemi yapanı gösterir: written by Orwell.
with = kullanılan nesne ya da beraberlik: cut it with a knife, go with friends.
Ayrım: by + soyut yöntem (by bus), with + elle tutulan alet (with a pen).
because of / due to = ...yüzünden (arkasına isim gelir, cümle değil).
for = amaç/kimin için: a gift for you, go for a walk.
thanks to = ...sayesinde (olumlu sonuç).
Tuzak: because of + isim, because + özne + yüklem. because of it rained → because it rained.
despite / in spite of = ...-e rağmen (arkasına isim veya -ing).
instead of = ...yerine · apart from / except for = ...dışında
without = ...-sız/-madan: left without saying goodbye.
despite of diye bir kalıp yoktur. Ya despite ya in spite of.
by = değişim miktarı: Prices rose by 10%.
to = varılan seviye: Prices rose to 50 lira.
from ... to = ...-den ...-e: fell from 60 to 50.
Paragraf ve grafik yorumu sorularında bu üçlü doğrudan işinize yarar.
Fiil + edat kalıpları
Burada edatın anlamı yoktur; fiil onu zorunlu olarak yanında taşır. Ezberlenir.
depend on · rely on · insist on · concentrate on · focus on · spend money on · base on
The result depends on the weather.
Sonuç havaya bağlı.
belong to · refer to · lead to · contribute to · object to · respond to · adapt to · attribute sth to
Poor diet can lead to illness.
Kötü beslenme hastalığa yol açabilir.
for: look for (aramak) · wait for · apply for · blame sb for · apologize for · account for (açıklamak)
with: deal with · cope with · agree with · provide sb with · interfere with · associate with
of: consist of · approve of · accuse sb of · remind sb of · be composed of
from: suffer from · prevent sb from · benefit from · differ from · result from (sebebi olmak)
in: believe in · succeed in · specialize in · result in (sonucu olmak) · at: aim at · look at · laugh at
result from ve result in okları terstir: A results from B = A'nın sebebi B'dir. A results in B = A'nın sonucu B'dir. Çeviri sorusunda bu tek harf cümleyi ters çevirir.
Sıfat + edat kalıpları
| Edat | Sıfatlar | Örnek |
|---|---|---|
| of | afraid, aware, capable, fond, proud, tired, jealous, typical, full | She is aware of the risk. Riskin farkında. |
| at | good, bad, skilled, surprised, angry (bir olaya) | He is good at maths. |
| to | similar, opposed, married, used, accustomed, harmful, superior, related | This is similar to that one. |
| with | satisfied, pleased, familiar, bored, angry (bir kişiye), busy | I'm familiar with the topic. |
| in | interested, involved, successful, rich (in), disappointed (in) | They are interested in history. |
| for | responsible, famous, suitable, ready, eager, sorry (bir şey için) | Who is responsible for this? |
| from | different, absent, safe, free | Turkish is different from Arabic. |
| about | worried, curious, excited, anxious, sorry (bir duruma) | She's worried about the exam. |
angry with + kişi, angry at/about + olay. sorry for + kişi (acımak), sorry about + olay (üzülmek).
İsim + edat & hazır edat öbekleri
of: cause of, result of, lack of, advantage of, effect of, example of
in: increase/decrease in, change in, interest in, difficulty in
to: solution to, answer to, key to, access to, reaction to, attitude to(wards)
for: reason for, need for, demand for, respect for · on: effect/impact on, ban on, tax on
a solution to the problem (çözüm) ama solve the problem (edat yok)
an increase in prices (artış) ama prices increased by 10% (miktar)
the effect of X on Y — iki edat birlikte: X'in Y üzerindeki etkisi.
in: in charge of, in favour of, in terms of, in addition to, in case of, in time, in danger of
on: on purpose (kasten), on time (tam vaktinde), on behalf of, on average, on the whole
at: at least, at last, at first, at once, at risk, at present
by: by chance, by accident, by heart (ezbere), by far
in time = yetişerek, geç kalmadan — on time = tam belirtilen saatte. İkisi aynı şey değildir.
Aynı cümlenin doğru ve yanlış yazımları
| Yanlış | Doğru | Neden |
|---|---|---|
| I'm interested to music. | interested in music | Kalıp edatı; Türkçedeki "-e" yol göstermez. |
| She is married with a doctor. | married to a doctor | married kalıbı to ister; with "beraber" anlamı verir. |
| We arrived to Ankara. | arrived in Ankara | arrive + in (şehir) / at (bina). "to" almaz. |
| I go to home at six. | I go home at six. | home, there, abroad edat almaz. |
| Despite of the rain... | Despite the rain / In spite of the rain | İki kalıp karıştırılmış. |
| He slept during two hours. | for two hours | during + olay adı, for + süre miktarı. |
| Wait by Friday. | Wait until Friday. | Süren eylem until ister; by son teslim anıdır. |
| Between you and I | Between you and me | Edattan sonra zamir nesne hâline geçer. |
| The disease resulted from a drop in sales. (anlam ters) | The disease resulted in a drop in sales. | result in = sonucu; result from = sebebi. |
Ezber kartı — boşluğun solundaki kelimeye bak
| Solunda ne var? | Ne yapılır? | Örnek |
|---|---|---|
| Bir sıfat (afraid, good, similar...) | Sıfat + edat listesine bak (11. slayt) | afraid of |
| Bir fiil (depend, lead, consist...) | Fiil + edat listesine bak (10. slayt) | consist of |
| Bir isim (cause, solution, effect...) | İsim + edat listesine bak (12. slayt) | solution to |
| Saat / gün / yıl | at → on → in sırası (5. slayt) | in 2026 |
| Yer adı | nokta / yüzey / iç ayrımı (6. slayt) | at the door |
| Hareket fiili (go, run, drive) | Yön edatı (7. slayt) | drive through |
| Süre / tarih ifadesi | for-since-during-by-until tablosu (8. slayt) | since 2021 |
Çift boşluklu sorularda emin olduğunuz boşluktan başlayın; bir boşluk üç şıkkı birden eler.
Sık yapılan altı hata
"müziğe ilgili" → interested to. Kalıp edatları Türkçeye bakılarak bulunmaz.
result in / result from, cause of / effect on, benefit from / provide with.
because of / despite / due to + isim; because / although + özne + yüklem. Boşluktan sonrasına bakın.
She is responsible, together with her team, for the delay. Edatı belirleyen hâlâ responsible.
Süren eylem → until. Tek seferlik bitiş → by. "in an hour" = bir saat sonra, "within an hour" = bir saat dolmadan.
discuss, enter, answer, marry, lack, approach fiilleri doğrudan nesne alır: discuss about, enter into the room, answer to the question.
Karıştırmayın: aynı kökün isim hâli edat alır. answer the question (fiil, edatsız) ama the answer to the question (isim, edatlı). Aynı ikilik: lack sth / a lack of sth.
Bu konu sınavda ne işe yarar?
Resmî olan: YDT İngilizce 80 sorudur; Dilbilgisi 10 ve Cloze 5 dağılımı 2018'den bu yana değişmemiştir.
Hangi sorunun hangi konudan geldiği açıklanmaz; aşağıdakiler sayı iddiası değil, yapısal değerlendirmedir.
Yer ve zaman edatları mantıkla çözülür (nokta / yüzey / iç). Kalıp edatları ise mantıkla bulunamaz — depend on, afraid of, solution to. Bilinmiyorsa soru kaybedilir; bu yüzden çalışma zamanının çoğu buraya ayrılmalıdır.
Edat soruları çoğunlukla --- / --- biçimindedir. Bu ilk bakışta zor görünür ama işinize yarar: tek boşluğu bilmek bile şıkların çoğunu eler. İki boşluğu birden bilmeye çalışmayın, emin olduğunuzdan başlayın.
Çıkmış sınavlarda dilbilgisi bölümünde arka arkaya iki edat sorusu bulunur ve ikisi de bu çift boşluk biçimindedir. Yani bu format istisna değil, kuraldır.
Dilbilgisi bölümünde ayrı bir soru daha vardır: şıkların hepsi birden çok kelimeli edat öbeğidir — due to, because of, owing to, thanks to, in spite of, regardless of, in the light of.
Çıkmış sınavlarda bu sorunun cevabı çoğunlukla sebep grubundan (due to / because of / owing to / thanks to) çıkmıştır.
Ayırt etme: bu öbeklerin arkasına isim gelir, cümle gelmez. Şıkta "although / because" gibi bağlaçlar varsa, boşluktan sonrasına bakıp onları hemen eleyin.
Paragraflar bilimsel metinlerden alınır; bu dilin sabit kalıpları vardır: attributed to, associated with, contribute to, in terms of, as a result of. Bunları tanımak yalnız edat sorusunda değil, okuma hızında da fark yaratır.
Soruyu çözerken dört adım
Boşluğun solundaki kelimeyi bul. Sıfat mı, fiil mi, isim mi? Kalıp edatı buradan gelir.
Solunda kalıp yoksa anlama bak. Yer mi, zaman mı, yön mü, sebep mi soruluyor?
Boşluktan sonrasına bak. İsim geliyorsa despite/because of; özne+yüklem geliyorsa although/because gerekir.
Çift boşlukta emin olduğundan başla. Bir boşluğu netleştirip şıkları ele; kalan iki şıkta ikinci boşluğa bak.
Bu konudan gelecek soru büyük olasılıkla fiil/sıfat + edat kalıbı olacaktır. 10. ve 11. slayttaki listeleri ezberleyen öğrenci bu soruyu şıklara bakmadan çözer. Yer-zaman edatlarını ise Cloze ve paragrafta tanımak yeterlidir.
Hızlı kontrol (1/2) — birlikte çözelim
Önce siz düşünün, cevabı açmak için → tuşuna basıyorum.
The success of the project depends ____ everyone's effort.
A) of B) on C) to D) from E) with
B) on
Bu bir kalıp edatı: depend her zaman on alır, anlamla bulunmaz. Türkçesi "-e bağlı" olduğu için "to" sanılır — en sık düşülen tuzak.
Projenin başarısı herkesin çabasına bağlı.
Please submit your application ____ 30 September.
A) until B) during C) since D) by E) for
D) by
Gönderme işi bir kez olacak ve o tarihten önce bitecek → by. A) until olsaydı "30 Eylül'e kadar göndermeye devam et" gibi saçma bir anlam çıkardı.
Başvurunuzu 30 Eylül'e kadar gönderin.
Hızlı kontrol (2/2)
Heavy rainfall resulted ____ severe flooding.
A) from B) of C) in D) to E) with
C) in
Sebep başta (yağış), sonuç sonda (sel) → result in. A) "resulted from" deseydik ok tersine dönerdi: yağışın sebebi sel olurdu.
Şiddetli yağış ciddi sele yol açtı.
____ the bad weather, the match was played ____ time.
A) Although / in B) Despite / on C) Because of / on D) Despite of / in E) In spite / on
B) Despite / on
Boşluktan sonra isim öbeği var (the bad weather), cümle yok → A) although elenir. D) "despite of" diye bir kalıp yoktur; E) "in spite" tek başına kullanılmaz, "in spite of" olmalı. C) anlamca ters: kötü hava maçın oynanma sebebi değil. İkinci boşlukta on time = tam saatinde; "in time" yetişerek demek olurdu.
Kötü havaya rağmen maç saatinde oynandı.
Aklınızda kalsın
İki tür edat var: anlam edatı (yer/zaman/yön → düşünerek bulunur) ve kalıp edatı (fiil/sıfat/isimle birlikte ezberlenir).
at → on → in: noktadan geniş dilime doğru. Hem zamanda hem yerde aynı mantık.
for + süre miktarı, since + başlangıç, during + olay adı, by = son an, until = o ana dek süren.
Edattan sonra isim, zamir (nesne hâli) veya -ing gelir.
Yön okuna dikkat: result in / result from, cause of / effect on, benefit from / provide with.
Edat almayanlar: discuss, enter, answer, marry, lack, approach; ayrıca go home / next week / last year.
Extra Practice — şimdi çözerek pekiştirin. Bu dersin karşılığı test seti: Yapı (edat – bağlaç) (YDT Practice).
TESTİ AÇ →