Gerund ve Infinitive
Sorun şu: Bir cümlede iki fiil yan yana gelemez. "I want go" olmaz. İkinci fiil ya -ing hâline girer (gerund) ya da başına to alır (infinitive). Hangisinin geleceğini önceki kelime belirler.
Boşluktan önceki kelimeye bakarak -ing mi to mu geleceğine karar vermek.
İkisini de alan fiillerde anlam farkını ayırmak (stop doing / stop to do).
to'nun her zaman infinitive olmadığını görmek (look forward to going).
Bu konu Dilbilgisi ve Cloze sorularında doğrudan; Cümle Tamamlama ve Çeviride dolaylı olarak iş görür.
Önce terimler (1/2)
Renk anahtarı: yeşil = gerund (-ing), mavi = to + fiil (infinitive), sarı = to'suz yalın fiil (bare infinitive), pembe = edat (preposition).
Swimming is healthy.
Yüzmek sağlıklıdır.
Türkçedeki "-mek / -me" karşılığıdır: yüzmek, okuma. Cümlede isim gibi davranır: özne olur, nesne olur.
I want to swim.
Yüzmek istiyorum.
Buradaki to yön edatı değildir ("okula gitmek"teki -a değil). Sadece fiilin sözlük hâlini işaretler.
She made me wait.
Beni bekletti.
Modallardan (can, must...) ve make / let / have gibi birkaç fiilden sonra to düşer.
in, on, at, of, about, for, from, to, without, by...
Türkçede "-de, -den, hakkında, için" gibi ekler/edatlar. Kural: edattan sonra fiil gelecekse her zaman -ing olur.
Önce terimler (2/2)
Özne: işi yapan. Nesne: işten etkilenen, fiilden sonra gelen.
Reading improves vocabulary.
Okumak kelime dağarcığını geliştirir.
Burada Reading özne. Yani -ing hâli cümlenin başında da durabilir.
She is reading a book. → burada be + -ing = Continuous zaman.
The crying baby → burada -ing sıfat (ağlayan bebek).
Gerund demek için -ing'in isim görevinde olması gerekir: özne, nesne veya edattan sonra.
Olumsuz: not to + fiil → He decided not to go.
Edilgen: to be + V3 → She wants to be told the truth.
Geçmiş: to have + V3 → He seems to have forgotten.
Neden: "to have + V3" olay daha önce olmuşsa kullanılır: unutmuş görünüyor.
Olumsuz: not + -ing → I regret not studying harder.
Edilgen: being + V3 → He hates being criticized.
Geçmiş: having + V3 → She denied having seen him.
Sınavda nerede karşınıza çıkar?
Boşluğa fiil biçimi soran klasik soru. Genelde fiil + fiil ya da edat + fiil yapısı test edilir.
Paragraf içindeki fiil boşluklarında, boşluğun -ing mi to mu alacağı sık sık ayırt edici olur.
Anlam değiştiren fiiller (stop, remember, try) yanlış çeviriye yol açar; şık eleme burada yapılır.
Not: 80 soruluk bölüm dağılımı resmîdir. Hangi sorunun hangi konudan geldiği açıklanmaz; yukarıdaki yerleşim sayı iddiası değil, konunun bu bölümlerde yapısal olarak nasıl iş gördüğünün değerlendirmesidir.
Gerund (-ing) nerede kullanılır?
Learning a language takes time.
Bir dil öğrenmek zaman alır.
Neden: Özne konumu bir isim ister. Fiili isim yapan biçim -ing'dir. (Emir cümleleri fiille başlar — "Open the door." — ama onların öznesi yoktur.)
I enjoy cooking.
Yemek yapmaktan hoşlanırım.
Hangi fiillerin -ing aldığı ezberdir; listesi 7. slaytta.
She is good at drawing.
Çizim yapmakta iyidir.
He left without saying goodbye.
Hoşça kal demeden gitti.
Neden: Edattan sonra isim gelir; fiili isim yapan biçim -ing'dir.
I don't mind his coming late.
Onun geç gelmesine aldırmıyorum.
Eylemi başkası yapıyorsa önüne iyelik (my, his, John's) konur.
Infinitive (to + fiil) nerede kullanılır?
I went out to buy bread.
Ekmek almak için dışarı çıktım.
Neden: Türkçedeki "-mek için" karşılığıdır. Uzun hâli in order to / so as to.
She decided to leave.
Ayrılmaya karar verdi.
Liste 8. slaytta.
It is difficult to explain.
Açıklaması zor.
He was happy to help.
Yardım etmekten mutluydu.
Kalıp: It is + sıfat + to + fiil. Ayrıca too ... to ve enough ... to yapıları da buraya girer: too tired to walk, old enough to drive.
I don't know what to say.
Ne diyeceğimi bilmiyorum.
what / how / where / when + to + fiil. why bu kalıba girmez.
Sadece gerund (-ing) alan fiiller
I can't stand waiting in line.
Sırada beklemeye dayanamıyorum.
They postponed making a decision.
Karar vermeyi ertelediler.
He denied taking the money.
Parayı aldığını inkâr etti.
Bu fiillerin çoğu zaten olmuş / süregelen bir eylemden söz eder: inkâr et, bitir, ertele, dayanamamak.
Gerund = gerçek, yaşanan eylem. Infinitive = henüz olmamış, hedeflenen eylem. Bu ayrım 10. slaytta işinize yarayacak.
Sadece infinitive (to + fiil) alan fiiller
We plan to move next year.
Gelecek yıl taşınmayı planlıyoruz.
She managed to finish on time.
Zamanında bitirmeyi başardı.
He seems to know the answer.
Cevabı biliyor gibi görünüyor.
Bu fiiller ileriye bakar: istemek, planlamak, söz vermek, başarmak. Eylem henüz olmamıştır.
Bu yüzden to (bir yöne doğru) mantıklıdır: hedefe doğru.
Araya kişi girerse ne olur?
Bazı fiiller "kim yapacak" bilgisini araya alır: fiil + kişi + fiil biçimi. Buradaki kişi me, him, her, them gibi nesne hâlindedir (I / he değil).
I want you to call me.
Beni aramanı istiyorum.
Dikkat: "I want that you call me" YANLIŞ. İngilizce burada that'li cümle kullanmaz.
The teacher made us rewrite it.
Öğretmen onu yeniden yazdırdı bize.
My parents let me stay out.
Ailem dışarıda kalmama izin verdi.
* help ikisini de alır: helped me carry / to carry — ikisi de doğru.
They made him sign it. → He was made to sign it.
Ona imzalattılar. → Ona imzalatıldı.
let'in edilgeni yoktur; yerine was allowed to kullanılır.
I saw him cross the road. → baştan sona gördüm.
I saw him crossing the road. → tam geçerken, bir anını gördüm.
see, watch, hear, feel, notice bu ikili yapıyı kullanır.
İkisini de alan ama anlamı değişen fiiller
Mantık aynı: -ing = zaten olmuş / gerçek eylem, to = henüz olmamış / hedeflenen eylem.
| Fiil | + -ing | + to |
|---|---|---|
| stop | stop smoking = sigarayı bırakmak (eylemi bitirmek) | stop to smoke = sigara içmek için durmak |
| remember | remember locking = kilitlediğini hatırlamak (olmuş) | remember to lock = kilitlemeyi unutmamak (olacak) |
| forget | forget meeting = tanıştığını unutmak (olmuş) | forget to meet = buluşmayı unutmak (olmayacak) |
| try | try restarting = deneme olarak yapmak (bakalım işe yarar mı) | try to restart = zor bir şeyi başarmaya çabalamak |
| regret | regret saying = söylediğine pişman olmak | regret to say = üzülerek söylemek (resmî kalıp) |
| mean | mean waiting = beklemek demek, beklemeyi gerektirmek (The job means travelling a lot.) | mean to wait = beklemeye niyet etmek (I didn't mean to hurt you.) |
| go on | go on talking = aynı şeye devam etmek | go on to talk = bitirip başka bir şeye geçmek |
| need | needs painting = boyanması gerekiyor (edilgen anlam!) | need to paint = boyaman gerekiyor |
Neden "The car needs washing" edilgen anlam verir: araba işi yapmaz, arabaya yapılır. Aynı anlam needs to be washed ile de kurulur; ikisi de doğrudur.
Tehlikeli "to": edat mı, infinitive mi?
Aynı iki harf, iki farklı iş yapar. Ayırt etme yolu: to kendinden önceki fiil/sıfatın ayrılmaz parçası mı? (look forward to, be used to, object to — bu kalıplar to'suz söylenmez.) Öyleyse to bir edattır → arkasına -ing gelir. Değilse infinitive işaretidir → yalın fiil gelir.
I look forward to hearing from you.
Sizden haber almayı dört gözle bekliyorum.
Test: "look forward" tek başına söylenmez, to kalıbın parçasıdır → edat.
used to + yalın fiil = eskiden yapardım (artık yapmıyorum).
I used to smoke. Eskiden sigara içerdim.
be/get used to + -ing = alışkın olmak / alışmak.
I am used to getting up early. Erken kalkmaya alışığım.
Ayırt etme: başında am/is/are/get varsa alışkanlıktır → -ing.
succeed in finding · insist on paying · accuse sb of lying · prevent sb from leaving · apologize for being late · think about changing
I want to hear from you.
Test: "I want" tek başına söylenebilir (I want a coffee) → buradaki to kalıbın parçası değil, fiilin işaretidir. want, 8. slayttaki "to alan fiiller" listesindedir.
Ezberlenmesi gereken özel kalıplar
It's no use / no good + -ing — It's no use arguing. Tartışmanın faydası yok.
There's no point in + -ing — There's no point in waiting.
spend/waste + zaman/para + -ing — She spent hours studying.
have difficulty/trouble (in) + -ing — I had difficulty understanding him.
be worth + -ing — The film is worth seeing.
can't help + -ing = kendini alamamak — I can't help laughing.
would rather + yalın fiil — I'd rather stay home. Evde kalmayı tercih ederim.
had better + yalın fiil — You'd better see a doctor. Doktora görünsen iyi olur.
Tüm modallar — can, must, should + yalın fiil.
AMA: would prefer ve would like to alır — I'd prefer to stay.
too + sıfat + to — too young to drive = sürmek için fazla genç (süremez).
sıfat + enough + to — strong enough to lift it.
in order to / so as to = amaç. Olumsuzu in order not to.
the first/the only/the best + isim + to — He was the first to arrive.
prefer + -ing + to + -ing — I prefer walking to driving. Yürümeyi araba sürmeye tercih ederim.
would prefer + to + fiil + rather than + yalın fiil — I'd prefer to walk rather than drive.
Aynı cümlenin doğru ve yanlış yazımları
| Yanlış | Doğru | Neden |
|---|---|---|
| I enjoy to read. | I enjoy reading. | enjoy sadece -ing alır. |
| She avoided to answer. | She avoided answering. | avoid sadece -ing alır. |
| He decided leaving. | He decided to leave. | decide sadece to alır. |
| I'm interested in to learn. | I'm interested in learning. | in bir edat; edattan sonra -ing. |
| I look forward to hear from you. | I look forward to hearing from you. | Buradaki to edattır, infinitive işareti değil. |
| They made him to wait. | They made him wait. | make + kişi + yalın fiil; to düşer. |
| I want that you come. | I want you to come. | want that'li cümle almaz. |
| You had better to rest. | You had better rest. | had better yalın fiil ister. |
| To smoke is harmful. (dilbilgisi hatası değil ama doğal değil) | Smoking is harmful. | Özne konumunda -ing tercih edilir. |
Ezber kartı — boşluktan önceki kelimeye bak
| Boşluktan önce ne var? | Ne gelir? | Örnek |
|---|---|---|
| Bir edat (in, on, of, about, without, to-edat) | -ing | good at swimming |
| enjoy, avoid, finish, deny, suggest, mind, consider... | -ing | avoid eating |
| Cümlenin başı (özne konumu) | -ing | Running is fun. |
| want, decide, hope, promise, refuse, manage, seem... | to + fiil | hope to win |
| Bir sıfat (difficult, happy, too..., ...enough) | to + fiil | easy to use |
| "...mek için" anlamı | to + fiil | went out to buy |
| Modal, make, let, had better, would rather | yalın fiil | let him go |
| want / ask / tell / advise + kişi | to + fiil | told me to wait |
Sık yapılan altı hata
look forward to / be used to / object to sonrası -ing'dir.
stop / remember / forget / try'da cümlenin anlamı biçimi belirler. Çeviriyi kafanızda kurun.
She avoided, despite the pressure from her family, answering the question. Biçimi belirleyen fiil hâlâ avoid'dır.
made him wait (to yok) — ama edilgende was made to wait (to var).
He decided not to go ≠ He didn't decide to go. Birincisi "gitmemeye karar verdi", ikincisi "gitmeye karar vermedi".
He hates being interrupted (sözü kesilmekten nefret eder). Şıklarda "interrupting" varsa anlam ters döner.
Bu konu sınavda ne işe yarar?
Resmî olan: YDT İngilizce 80 sorudur ve Dilbilgisi 10, Cloze 5 dağılımı 2018'den bu yana değişmemiştir.
Hangi sorunun hangi konudan geldiği açıklanmaz; aşağıdakiler sayı iddiası değil, yapısal değerlendirmedir.
Edat + -ing kalıpları (succeed in, prevent from, insist on) ve look forward to / be used to tuzağı. Bunlar kuralla çözülür, ezber gerektirmez: edat gördün mü -ing.
fiil + kişi + to (allow / enable / encourage / require sb to do) yapısı bilimsel metinlerin en sık kurduğu cümledir. Tanımak okuma hızını doğrudan etkiler.
Edilgen infinitive (to be done) ve perfect infinitive (to have done) çoğu öğrencinin çalışmadığı yerdir. Anlamı değiştirdikleri için şık elemede belirleyici olurlar.
Soruyu çözerken dört adım
Boşluğun hemen solundaki kelimeyi bul. Fiil mi, edat mı, sıfat mı, kişi mi? Belirleyici odur.
Edat mı diye kontrol et. "to" ya da başka bir edat, kendinden önceki fiil/sıfatın ayrılmaz parçası mı (look forward to, be used to, good at)? Öyleyse edattır → -ing.
Fiil listesindeyse listeye uy. enjoy/avoid grubu → -ing; want/decide grubu → to.
İkisini de alan bir fiilse Türkçesini kur. Olmuş bir eylemden mi söz ediliyor (-ing) yoksa henüz olmamış bir hedeften mi (to)?
Sınavda bu konudan gelen soru büyük olasılıkla ya bir edat + -ing kalıbı ya da fiil + kişi + to yapısı olacaktır. Bu ikisini sağlama alan bir öğrenci soruların çoğunu şıkka bakmadan eleyebilir.
Hızlı kontrol (1/2) — birlikte çözelim
Önce siz düşünün, cevabı açmak için → tuşuna basıyorum.
She admitted ____ the window.
A) to break B) breaking C) break D) to have break E) to breaking
B) breaking
admit sadece -ing alır (7. slayttaki "söyleme/düşünme" grubu). Zaten olmuş bir eylemden söz ediliyor, bu da -ing mantığına uyuyor.
Camı kırdığını itiraf etti.
I'm not used to ____ on the left.
A) drive B) to drive C) driving D) drove E) be driven
C) driving
"be used to" kalıbındaki to edattır (bu kalıp to'suz söylenmez) → arkasına -ing gelir. A) "used to drive" olsaydı "eskiden kullanırdım" anlamına gelirdi — bambaşka bir yapı.
Solda araba kullanmaya alışık değilim.
Hızlı kontrol (2/2)
His parents wouldn't let him ____ alone.
A) to go B) going C) go D) gone E) to going
C) go
let + kişi + yalın fiil; "to" düşer. Aynı kural make ve have için de geçerlidir.
Ailesi yalnız gitmesine izin vermezdi.
Remember ____ the door before you leave.
A) locking B) to lock C) lock D) having locked E) to have locked
B) to lock
remember ikisini de alır, kararı anlam verir: burada iş henüz yapılmadı, unutulmaması isteniyor → to. A) "remember locking" olsaydı "kilitlediğini hatırlamak" olurdu, yani iş çoktan olmuş olurdu.
Çıkmadan önce kapıyı kilitlemeyi unutma.
Aklınızda kalsın
İki fiil yan yana gelmez: ikinci fiil ya -ing ya to + fiil olur.
Her edattan sonra -ing. "to" da edat olabilir: look forward to going.
Mantık: -ing = olmuş/gerçek eylem, to = henüz olmamış hedef.
make / let / had better / would rather / modallar → yalın fiil, to yok.
want / ask / tell / advise + kişi + to; "want that..." diye bir yapı yok.
stop, remember, forget, try, regret, go on, need → biçim değişince anlam değişir; Türkçesini kurup seçin.
Extra Practice — şimdi çözerek pekiştirin. Bu dersin karşılığı test seti: Fiil Grameri (YDT Practice).
TESTİ AÇ →