Collocations 1 / 1 EXTRA PRACTICE KONULAR HUB'A DÖN
YDT İngilizce · Kelime Bilgisi

Collocations (Kelime Eşleşmeleri)

Sorun şu: "şiddetli yağmur" demek istiyorsunuz. strong da heavy de "şiddetli/güçlü" demek. Ama İngilizce sadece heavy rain der; strong rain demez. Neden? Kural yok — alışkanlık var. Bu derste o alışkanlıkları öğreneceksiniz.

Bu dersin sonunda şunu yapabileceksiniz
1

make / do / take / have gibi "boş fiillerin" hangi isimle gittiğini bilmek.

2

Anlamı doğru ama eşleşmesi yanlış şıkları ayırt etmek.

3

Akademik metinlerin sabit kalıplarını (play a role, pose a threat) tanımak.

i

Bu ders ile Kelime Stratejisi dersinin farkı: orada eşdizim bir eleme aracı olarak tanıtıldı. Burada asıl konu olarak, gruplarıyla ve mantığıyla işleniyor.

Önce terimler (1/2)

Renk anahtarı: mor = eşleşmenin ilk kelimesi, yeşil = doğru eşleşen ikinci kelime, üstü çizili kırmızı = yanlış eşleşme, sarı = akademik sabit kalıp.

Collocation (eşdizim) nedir?

Birlikte kullanılması alışkanlık hâline gelmiş kelime çiftidir.

make a decision (karar vermek)do a decision

İkisi de "yapmak" demek. Ama İngilizce kararı make ile "yapar". Bunun mantıklı bir sebebi yoktur; dilin alışkanlığıdır.

Dilbilgisi hatası değil, doğallık hatası

I did a big mistake. → cümle dilbilgisi olarak kusursuz. Özne var, fiil var, nesne var.

I made a big mistake. → doğru olan bu.

Bu yüzden eşdizim hataları kendiliğinden fark edilmez. Gramer bilginiz sizi uyarmaz; sadece o çifti görmüş olmak uyarır.

Güçlü eşdizim

Tek bir doğru eşi vardır, başkası kabul edilmez.

shrug your shoulders (omuz silkmek)

Sınavda sorulanlar genelde bunlardır; çünkü tek bir doğru cevabı vardır.

Zayıf eşdizim

Birçok kelimeyle gidebilir.

a good book / idea / student / reason…

Bunlar soru konusu olmaz, çünkü ayırt edici değildir.

Önce terimler (2/2) — beş eşleşme kalıbı

Hangi tür olduğunu bilmek, boşluğa ne arayacağınızı söyler.

1 Fiil + isim

conduct research (araştırma yürütmek)

En çok sorulan tür. Boşluk genelde fiildedir, isim verilir.

2 Sıfat + isim

heavy traffic (yoğun trafik)

Türkçeden çeviri burada en çok yanıltır.

3 Zarf + sıfat

highly effective (son derece etkili)

"very" her yere gitmez; akademik dil başka zarflar kullanır.

4 İsim + isim

a range of options · a sense of belonging

Genelde "isim + of + isim" biçiminde gelir.

5 Sabit kalıp / ikileme

trial and error (deneme yanılma) · pros and cons (artılar ve eksiler)

Sırası değişmez: error and trial denmez.

Eşdizim ile phrasal verb farkı

Phrasal verb: fiil + parçacık, yeni bir anlam doğar (give up = vazgeçmek).

Eşdizim: anlam değişmez, sadece hangi kelimenin seçileceği alışkanlıkla belirlenir (make a decision = karar vermek).

Bu konu sınavda ne işe yarar?

Resmî olan bilgi

YDT İngilizce 80 sorudur; Kelime Bilgisi 5, Cloze 5, Çeviri 12, Paragraf 15 dağılımı 2018'den bu yana değişmemiştir.

Hangi sorunun hangi konudan geldiği açıklanmaz; aşağıdakiler sayı iddiası değil, yapısal değerlendirmedir.

Son iki şıkkı ayıran şey

Kelime sorusunda anlamca uyan iki şık kaldığında karar çoğu zaman eşdizime kalır. Anlam eşitken, alışkanlık hükmeder.

Çeviride yön Türkçe→İngilizce olduğunda

Türkçe "araştırma yapmak" der; öğrenci make research arar. Doğru şık conduct/carry out research olandır. Bu soru tipi doğrudan eşdizim bilgisini ölçer.

Okuma hızı

Eşdizimler blok hâlinde okunur. "play a role in" öbeğini tek parça gören öğrenci cümleyi üç kelime yerine tek adımda geçer.

make ve do — en çok karıştırılan ikili

İkisi de "yapmak" demektir. Ayrım anlamda değil, alışkanlıktadır — ama işe yarayan bir eğilim vardır.

make = ortaya bir şey çıkarmak
a decisionprogressan effort a mistakea suggestiona contribution a differencesensea profitan attempt

The team made significant progress.
Ekip önemli ilerleme kaydetti.

Sonucunda yeni bir şey vardır: bir karar, bir hata, bir kâr.

do = bir işi yerine getirmek
researchhomeworkbusiness damageharma favour exerciseyour bestan experimenta task

Pollution can do serious damage to ecosystems.
Kirlilik ekosistemlere ciddi zarar verebilir.

Ortada zaten var olan bir iş vardır; siz onu icra edersiniz.

Sınavda en sık tuzak olan üçlü

do researchmake research

make progressdo progress

do damage / harmmake damage

Not: research sayılamaz bir isimdir; a research da yanlıştır. "a piece of research" denir.

Eğilim işe yarar ama garanti değil

do damage aslında yeni bir şey ortaya çıkarır — yine de "do" alır.

Yani mantık ezberi hızlandırır, yerine geçmez. Şüphede kaldığınızda listeye güvenin.

take · have · give · pay · draw

Bu fiiller de tek başına neredeyse anlamsızdır; anlamı yanlarındaki isim taşır. Akademik metinlerde sürekli karşınıza çıkarlar.

FiilEşleştiği isimlerÖrnek
takeaction, measures, place, part (in), advantage (of), into account, responsibility, a risk, stepsGovernments must take urgent measures. (önlem almak)
havean effect / impact / influence (on), access (to), difficulty (in), a tendency (to), an opportunitySleep has a direct effect on memory. (etkisi olmak)
giverise (to), priority (to), consideration, an example, permission, an account (of)Industrialization gave rise to new social classes. (yol açmak)
payattention (to), a visit, tribute (to), a priceFew researchers paid attention to this finding. (dikkat etmek)
drawa conclusion, attention (to), a distinction, a comparison, a parallelIt is too early to draw a firm conclusion. (sonuç çıkarmak)
reacha conclusion, an agreement, a consensus, a decision, a peakThe two sides reached an agreement. (anlaşmaya varmak)

Dikkat: Aynı isim birden çok fiille gidebilir ama anlam değişir. draw a conclusion = akıl yürüterek çıkarmak; reach a conclusion = tartışma sonunda varmak. İkisi de doğrudur; şıkta ikisi birden varsa cümlenin gidişatına bakın.

Sıfat + isim — Türkçenin en çok yanılttığı yer

Türkçede "şiddetli, güçlü, yoğun, ağır" birbirinin yerine kullanılabilir. İngilizcede kullanılamaz.

heavy

rain · traffic · snow · smoker · burden · criticism · industry

strong rainheavy rain

strong

wind · evidence · opinion · argument · coffee · support · relationship

heavy windstrong wind

deep

concern · sleep · impression · understanding · breath · roots

The report expresses deep concern. (derin endişe)

high · wide

high: risk · cost · demand · standard · priority · quality

wide: range · variety · gap · support

big riskhigh risk

Neden "heavy rain" ama "strong wind"? Sebebi yok. Sorulduğunda cevap "İngilizce böyle diyor"dur. Bu yüzden bu kutular anlaşılmaz, ezberlenir — ama sıfatın yanındaki ismi de birlikte ezberleyin, tek başına "heavy = ağır" hiçbir işe yaramaz.

Zarf + sıfat — akademik dilin tonu

Öğrencilerin çoğu her yere very koyar. Akademik metinler bunu yapmaz; her sıfatın kendi zarfı vardır.

ZarfGittiği sıfatlarÖrnek
highlylikely, effective, controversial, unlikely, successful, skilledThe outcome is highly likely. (büyük olasılıkla)
widelyaccepted, used, regarded, believed, availableThis theory is widely accepted. (yaygın kabul gören)
deeplyconcerned, rooted, divided, affectedThe tradition is deeply rooted in the culture.
fullyaware, aware of, understood, developed, functionalScientists are not fully aware of the causes.
entirelydifferent, new, dependent, satisfiedThis is an entirely different approach.
strongly(bu satır sıfatla değil fiille gider) suggest, oppose, recommend, believeThe data strongly suggests a link.

Sınav mantığı: Bu grupta şıklar genelde beş farklı zarf olur (very / highly / deeply / widely / fully) ve sıfat sabit kalır. Cevabı sıfat belirler; zarfları tek tek değil, sıfatlarıyla eşleştirerek ezberleyin.

Akademik metinlerin sabit kalıpları

Paragraf sorularında bu öbekler cümlenin iskeletini kurar. Blok hâlinde tanımak hem soruyu hem okuma hızını çözer.

Araştırma ve kanıt

conduct / carry out research (araştırma yürütmek)

provide evidence · support a claim

shed light on (aydınlatmak) · gain insight into (kavrayış edinmek)

test a hypothesis · collect data

Rol, etki, tehdit

play a role in (rol oynamak)

pose a threat / risk to (tehdit oluşturmak)

have an impact on · contribute to

bring about change (değişime yol açmak)

Sorun ve çözüm

address an issue (sorunu ele almak)

tackle a problem · meet the criteria / demand

raise awareness (farkındalık artırmak)

implement a policy · overcome an obstacle

Düşünme ve değerlendirme

bear / keep in mind (akılda tutmak)

take for granted (olağan saymak)

take into account / consideration (hesaba katmak)

draw a distinction between (ayrım yapmak)

İsim öbekleri ve sırası değişmeyen ikilemeler

isim + of + isim

a wide range of (geniş bir yelpazede) · a great deal of (epeyce, çokça)

a sense of belonging / purpose · a lack of evidence

the extent of the damage · a number of studies

a great deal of sayılamayan isimle (a great deal of time), a number of sayılabilir çoğulla (a number of studies) kullanılır.

Sırası asla değişmeyen ikilemeler

trial and error (deneme yanılma)

pros and cons (artılar ve eksiler)

sooner or later · more or less · by and large (genel olarak)

supply and demand · cause and effect · give and take

Sınavda şık olarak ters çevrilmiş hâli verilebilir: cons and pros. Yanlıştır.

Sayılabilirlik tuzağı

Bazı akademik isimler sayılamazdır ve "a" almaz, çoğul olmaz:

research, evidence, information, advice, knowledge, progress, equipment

an evidencea piece of evidence · researchesresearch / studies

Edatı da eşdizimin parçası sayın

an increase in prices · the effect of X on Y · a solution to the problem

Bunların ayrıntısı Edatlar dersindedir; burada hatırlatma olarak duruyor çünkü sınavda ikisi aynı şıkta ölçülür.

Aynı cümlenin doğru ve yanlış yazımları

YanlışDoğruNeden
They made a research on this topic.They conducted research on this topic.research fiili do/conduct/carry out ile gider; ayrıca sayılamaz, "a" almaz.
The storm brought strong rain.heavy rainrain ile heavy eşleşir; strong wind ile gider.
The findings do an important contribution.make an important contributioncontribution ortaya çıkarılan bir şeydir; make alır.
This theory is very accepted.widely acceptedaccepted'ın zarfı widely'dir; very burada kullanılmaz.
We must take attention to the results.pay attention toattention pay ile gider.
Smoking makes serious damage to the lungs.does serious damagedamage/harm do ile gider.
Scientists gave a conclusion from the data.drew a conclusionconclusion draw ya da reach ile gider.
According to a recent research, sleep affects memory.According to recent researchresearch sayılamazdır; "a" almaz, çoğul olmaz.

Ezber kartı

Boşlukta ne var?Ne yapılırÖrnek
Boşluk fiil, yanında soyut isim varmake / do / take / have / pay / draw listesine bak___ attention → pay
Boşluk sıfat, yanında somut isim varheavy / strong / deep / high / wide ayrımına bak___ traffic → heavy
Boşluk zarf, yanında sıfat varvery'yi ele; highly / widely / deeply / fully dene___ accepted → widely
İki şık da anlamca uyuyorHangisini daha önce bu isimle gördüğünüzü düşünün; anlam eşitse alışkanlık karar verirmake/do progress
Şıkta sayılamaz isim var"a" ya da çoğul takılmış şıkları elean evidence
Şıkta ikileme varSırası doğru mu kontrol etcons and pros

Altı klasik tuzak

1 Türkçeden çevirerek eşleştirmek

"araştırma yapmak" → make research. Türkçe tek fiil kullanır, İngilizce ismine göre fiil değiştirir.

2 Anlamı doğru diye şıkkı doğru sanmak

strong gerçekten "şiddetli" demektir. Ama rain ile gitmez. Anlam kontrolü yetmez, eşleşme kontrolü gerekir.

3 Her yere very koymak

very accepted, very likely yerine widely accepted, highly likely.

4 Sayılamaz isimlere "a" takmak

an information, an advice, researches. Bu şıklar okunmadan elenebilir.

5 Kelimeyi yalnız ezberlemek

"attention = dikkat" bilgisi soruyu çözmez; pay attention to öbeği çözer. Eşdizim kelimenin bir parçasıdır.

6 İkilemenin sırasını bozmak

error and trial, cons and pros, demand and supply. Sıra sabittir.

Soruyu çözerken dört adım

1

Boşluğun eşini bulun. Boşluk fiilse yanındaki isim, sıfatsa yanındaki isim, zarfsa yanındaki sıfat karar verir. Eşi bulmadan şıklara bakmayın.

2

Anlamca uymayanları eleyin. Genelde iki şık burada gider.

3

Kalan ikisinde eşleşmeyi test edin. "Bu iki kelimeyi daha önce yan yana gördüm mü?" Gördüyseniz odur; eşdizim bilgisi tanıma bilgisidir, çıkarım değil.

4

Hâlâ kararsızsanız biçime bakın. Sayılamaz isme "a" takılmış mı, ikilemenin sırası bozulmuş mu, zarf sıfata uymuyor mu?

Öngörü ve çalışma önerisi

Eşdizim, mantıkla türetilemeyen tek kelime konusudur; bu yüzden çalışma biçimi diğerlerinden farklı olmalı. Tek kelime listesi tutmak burada işe yaramaz. Bunun yerine defterinizde kelimeyi öbek hâlinde yazın: "attention" değil pay attention to; "risk" değil pose a risk to / a high risk. Paragraf çözerken de her metinden üç öbek çıkarıp not alın — sınavda çıkacak öbekler zaten bu tür metinlerin içindedir.

Hızlı kontrol (1/2) — birlikte çözelim

Önce siz düşünün, cevabı açmak için tuşuna basıyorum.

1

The committee will ____ a decision next week.
A) do   B) make   C) take   D) give   E) pay

B) make
decision ortaya çıkarılan bir şeydir → make. A) "do a decision" Türkçeden çeviri tuzağıdır. C) take, action/measures/risk ile gider; karar ile değil.
Kurul gelecek hafta karar verecek.

2

Air pollution poses a ____ risk to public health.
A) big   B) heavy   C) high   D) strong   E) deep

C) high
risk yükseklikle ölçülür → high risk. B) heavy rain/traffic ile, D) strong wind/evidence ile, E) deep concern ile gider. A) "big risk" günlük konuşmada duyulur ama akademik metinde high tercih edilir.
Hava kirliliği halk sağlığı için yüksek risk oluşturuyor.

Hızlı kontrol (2/2)

3

The hypothesis is now ____ accepted among biologists.
A) very   B) widely   C) deeply   D) fully   E) strongly

B) widely
accepted'ın zarfı widelydir: "yaygın biçimde kabul gören". A) "very accepted" akademik metinde kullanılmaz. C) deeply rooted/concerned ile, D) fully aware ile gider.
Bu varsayım artık biyologlar arasında yaygın kabul görüyor.

4

Prices are determined by the balance between ____.
A) demand and supply   B) supply and demand   C) cons and pros   D) error and trial   E) take and give

B) supply and demand
İkilemelerde sıra sabittir ve anlamla açıklanamaz. A, C, D, E — dördü de var olan ikilemelerin ters çevrilmiş hâli (doğruları: supply and demand, pros and cons, trial and error, give and take). Şıklar tam olarak bu tuzaktan kurulur.
Fiyatlar arz ve talep dengesiyle belirlenir.

Aklınızda kalsın

Eşdizim bir kural değil alışkanlıktır. Anlamdan türetilemez; görülerek öğrenilir.

make = ortaya çıkarmak (decision, progress, mistake) · do = işi yerine getirmek (research, damage, homework).

heavy rain/traffic · strong wind/evidence · deep concern · high risk/cost · wide range.

very'yi bırakın: highly likely, widely accepted, deeply rooted, fully aware, entirely different.

Sayılamazlar "a" almaz: research, evidence, information, advice, knowledge, progress.

Kelimeyi tek başına değil öbek hâlinde yazın: "attention" değil pay attention to.

Extra Practice — şimdi çözerek pekiştirin. Bu dersin karşılığı test seti: Kelime Bilgisi (YDT Practice).

TESTİ AÇ →

Kontroller

SPACE sonraki slayt / sonraki cevabı aç
önceki
HOMEENDilk / son slayt
Ftam ekran
F1ESCbu ekranı aç / kapat