Collocations (Kelime Eşleşmeleri)
Sorun şu: "şiddetli yağmur" demek istiyorsunuz. strong da heavy de "şiddetli/güçlü" demek. Ama İngilizce sadece heavy rain der; strong rain demez. Neden? Kural yok — alışkanlık var. Bu derste o alışkanlıkları öğreneceksiniz.
make / do / take / have gibi "boş fiillerin" hangi isimle gittiğini bilmek.
Anlamı doğru ama eşleşmesi yanlış şıkları ayırt etmek.
Akademik metinlerin sabit kalıplarını (play a role, pose a threat) tanımak.
Bu ders ile Kelime Stratejisi dersinin farkı: orada eşdizim bir eleme aracı olarak tanıtıldı. Burada asıl konu olarak, gruplarıyla ve mantığıyla işleniyor.
Önce terimler (1/2)
Renk anahtarı: mor = eşleşmenin ilk kelimesi, yeşil = doğru eşleşen ikinci kelime, üstü çizili kırmızı = yanlış eşleşme, sarı = akademik sabit kalıp.
Birlikte kullanılması alışkanlık hâline gelmiş kelime çiftidir.
make a decision (karar vermek) — do a decision
İkisi de "yapmak" demek. Ama İngilizce kararı make ile "yapar". Bunun mantıklı bir sebebi yoktur; dilin alışkanlığıdır.
I did a big mistake. → cümle dilbilgisi olarak kusursuz. Özne var, fiil var, nesne var.
I made a big mistake. → doğru olan bu.
Bu yüzden eşdizim hataları kendiliğinden fark edilmez. Gramer bilginiz sizi uyarmaz; sadece o çifti görmüş olmak uyarır.
Tek bir doğru eşi vardır, başkası kabul edilmez.
shrug your shoulders (omuz silkmek)
Sınavda sorulanlar genelde bunlardır; çünkü tek bir doğru cevabı vardır.
Birçok kelimeyle gidebilir.
a good book / idea / student / reason…
Bunlar soru konusu olmaz, çünkü ayırt edici değildir.
Önce terimler (2/2) — beş eşleşme kalıbı
Hangi tür olduğunu bilmek, boşluğa ne arayacağınızı söyler.
conduct research (araştırma yürütmek)
En çok sorulan tür. Boşluk genelde fiildedir, isim verilir.
heavy traffic (yoğun trafik)
Türkçeden çeviri burada en çok yanıltır.
highly effective (son derece etkili)
"very" her yere gitmez; akademik dil başka zarflar kullanır.
a range of options · a sense of belonging
Genelde "isim + of + isim" biçiminde gelir.
trial and error (deneme yanılma) · pros and cons (artılar ve eksiler)
Sırası değişmez: error and trial denmez.
Phrasal verb: fiil + parçacık, yeni bir anlam doğar (give up = vazgeçmek).
Eşdizim: anlam değişmez, sadece hangi kelimenin seçileceği alışkanlıkla belirlenir (make a decision = karar vermek).
Bu konu sınavda ne işe yarar?
YDT İngilizce 80 sorudur; Kelime Bilgisi 5, Cloze 5, Çeviri 12, Paragraf 15 dağılımı 2018'den bu yana değişmemiştir.
Hangi sorunun hangi konudan geldiği açıklanmaz; aşağıdakiler sayı iddiası değil, yapısal değerlendirmedir.
Kelime sorusunda anlamca uyan iki şık kaldığında karar çoğu zaman eşdizime kalır. Anlam eşitken, alışkanlık hükmeder.
Türkçe "araştırma yapmak" der; öğrenci make research arar. Doğru şık conduct/carry out research olandır. Bu soru tipi doğrudan eşdizim bilgisini ölçer.
Eşdizimler blok hâlinde okunur. "play a role in" öbeğini tek parça gören öğrenci cümleyi üç kelime yerine tek adımda geçer.
make ve do — en çok karıştırılan ikili
İkisi de "yapmak" demektir. Ayrım anlamda değil, alışkanlıktadır — ama işe yarayan bir eğilim vardır.
The team made significant progress.
Ekip önemli ilerleme kaydetti.
Sonucunda yeni bir şey vardır: bir karar, bir hata, bir kâr.
Pollution can do serious damage to ecosystems.
Kirlilik ekosistemlere ciddi zarar verebilir.
Ortada zaten var olan bir iş vardır; siz onu icra edersiniz.
do research — make research
make progress — do progress
do damage / harm — make damage
Not: research sayılamaz bir isimdir; a research da yanlıştır. "a piece of research" denir.
do damage aslında yeni bir şey ortaya çıkarır — yine de "do" alır.
Yani mantık ezberi hızlandırır, yerine geçmez. Şüphede kaldığınızda listeye güvenin.
take · have · give · pay · draw
Bu fiiller de tek başına neredeyse anlamsızdır; anlamı yanlarındaki isim taşır. Akademik metinlerde sürekli karşınıza çıkarlar.
| Fiil | Eşleştiği isimler | Örnek |
|---|---|---|
| take | action, measures, place, part (in), advantage (of), into account, responsibility, a risk, steps | Governments must take urgent measures. (önlem almak) |
| have | an effect / impact / influence (on), access (to), difficulty (in), a tendency (to), an opportunity | Sleep has a direct effect on memory. (etkisi olmak) |
| give | rise (to), priority (to), consideration, an example, permission, an account (of) | Industrialization gave rise to new social classes. (yol açmak) |
| pay | attention (to), a visit, tribute (to), a price | Few researchers paid attention to this finding. (dikkat etmek) |
| draw | a conclusion, attention (to), a distinction, a comparison, a parallel | It is too early to draw a firm conclusion. (sonuç çıkarmak) |
| reach | a conclusion, an agreement, a consensus, a decision, a peak | The two sides reached an agreement. (anlaşmaya varmak) |
Dikkat: Aynı isim birden çok fiille gidebilir ama anlam değişir. draw a conclusion = akıl yürüterek çıkarmak; reach a conclusion = tartışma sonunda varmak. İkisi de doğrudur; şıkta ikisi birden varsa cümlenin gidişatına bakın.
Sıfat + isim — Türkçenin en çok yanılttığı yer
Türkçede "şiddetli, güçlü, yoğun, ağır" birbirinin yerine kullanılabilir. İngilizcede kullanılamaz.
rain · traffic · snow · smoker · burden · criticism · industry
strong rain → heavy rain
wind · evidence · opinion · argument · coffee · support · relationship
heavy wind → strong wind
concern · sleep · impression · understanding · breath · roots
The report expresses deep concern. (derin endişe)
high: risk · cost · demand · standard · priority · quality
wide: range · variety · gap · support
big risk → high risk
Neden "heavy rain" ama "strong wind"? Sebebi yok. Sorulduğunda cevap "İngilizce böyle diyor"dur. Bu yüzden bu kutular anlaşılmaz, ezberlenir — ama sıfatın yanındaki ismi de birlikte ezberleyin, tek başına "heavy = ağır" hiçbir işe yaramaz.
Zarf + sıfat — akademik dilin tonu
Öğrencilerin çoğu her yere very koyar. Akademik metinler bunu yapmaz; her sıfatın kendi zarfı vardır.
| Zarf | Gittiği sıfatlar | Örnek |
|---|---|---|
| highly | likely, effective, controversial, unlikely, successful, skilled | The outcome is highly likely. (büyük olasılıkla) |
| widely | accepted, used, regarded, believed, available | This theory is widely accepted. (yaygın kabul gören) |
| deeply | concerned, rooted, divided, affected | The tradition is deeply rooted in the culture. |
| fully | aware, aware of, understood, developed, functional | Scientists are not fully aware of the causes. |
| entirely | different, new, dependent, satisfied | This is an entirely different approach. |
| strongly | (bu satır sıfatla değil fiille gider) suggest, oppose, recommend, believe | The data strongly suggests a link. |
Sınav mantığı: Bu grupta şıklar genelde beş farklı zarf olur (very / highly / deeply / widely / fully) ve sıfat sabit kalır. Cevabı sıfat belirler; zarfları tek tek değil, sıfatlarıyla eşleştirerek ezberleyin.
Akademik metinlerin sabit kalıpları
Paragraf sorularında bu öbekler cümlenin iskeletini kurar. Blok hâlinde tanımak hem soruyu hem okuma hızını çözer.
conduct / carry out research (araştırma yürütmek)
provide evidence · support a claim
shed light on (aydınlatmak) · gain insight into (kavrayış edinmek)
test a hypothesis · collect data
play a role in (rol oynamak)
pose a threat / risk to (tehdit oluşturmak)
have an impact on · contribute to
bring about change (değişime yol açmak)
address an issue (sorunu ele almak)
tackle a problem · meet the criteria / demand
raise awareness (farkındalık artırmak)
implement a policy · overcome an obstacle
bear / keep in mind (akılda tutmak)
take for granted (olağan saymak)
take into account / consideration (hesaba katmak)
draw a distinction between (ayrım yapmak)
İsim öbekleri ve sırası değişmeyen ikilemeler
a wide range of (geniş bir yelpazede) · a great deal of (epeyce, çokça)
a sense of belonging / purpose · a lack of evidence
the extent of the damage · a number of studies
a great deal of sayılamayan isimle (a great deal of time), a number of sayılabilir çoğulla (a number of studies) kullanılır.
trial and error (deneme yanılma)
pros and cons (artılar ve eksiler)
sooner or later · more or less · by and large (genel olarak)
supply and demand · cause and effect · give and take
Sınavda şık olarak ters çevrilmiş hâli verilebilir: cons and pros. Yanlıştır.
Bazı akademik isimler sayılamazdır ve "a" almaz, çoğul olmaz:
research, evidence, information, advice, knowledge, progress, equipment
an evidence → a piece of evidence · researches → research / studies
an increase in prices · the effect of X on Y · a solution to the problem
Bunların ayrıntısı Edatlar dersindedir; burada hatırlatma olarak duruyor çünkü sınavda ikisi aynı şıkta ölçülür.
Aynı cümlenin doğru ve yanlış yazımları
| Yanlış | Doğru | Neden |
|---|---|---|
| They made a research on this topic. | They conducted research on this topic. | research fiili do/conduct/carry out ile gider; ayrıca sayılamaz, "a" almaz. |
| The storm brought strong rain. | heavy rain | rain ile heavy eşleşir; strong wind ile gider. |
| The findings do an important contribution. | make an important contribution | contribution ortaya çıkarılan bir şeydir; make alır. |
| This theory is very accepted. | widely accepted | accepted'ın zarfı widely'dir; very burada kullanılmaz. |
| We must take attention to the results. | pay attention to | attention pay ile gider. |
| Smoking makes serious damage to the lungs. | does serious damage | damage/harm do ile gider. |
| Scientists gave a conclusion from the data. | drew a conclusion | conclusion draw ya da reach ile gider. |
| According to a recent research, sleep affects memory. | According to recent research | research sayılamazdır; "a" almaz, çoğul olmaz. |
Ezber kartı
| Boşlukta ne var? | Ne yapılır | Örnek |
|---|---|---|
| Boşluk fiil, yanında soyut isim var | make / do / take / have / pay / draw listesine bak | ___ attention → pay |
| Boşluk sıfat, yanında somut isim var | heavy / strong / deep / high / wide ayrımına bak | ___ traffic → heavy |
| Boşluk zarf, yanında sıfat var | very'yi ele; highly / widely / deeply / fully dene | ___ accepted → widely |
| İki şık da anlamca uyuyor | Hangisini daha önce bu isimle gördüğünüzü düşünün; anlam eşitse alışkanlık karar verir | make/do progress |
| Şıkta sayılamaz isim var | "a" ya da çoğul takılmış şıkları ele | an evidence |
| Şıkta ikileme var | Sırası doğru mu kontrol et | cons and pros |
Altı klasik tuzak
"araştırma yapmak" → make research. Türkçe tek fiil kullanır, İngilizce ismine göre fiil değiştirir.
strong gerçekten "şiddetli" demektir. Ama rain ile gitmez. Anlam kontrolü yetmez, eşleşme kontrolü gerekir.
very accepted, very likely yerine widely accepted, highly likely.
an information, an advice, researches. Bu şıklar okunmadan elenebilir.
"attention = dikkat" bilgisi soruyu çözmez; pay attention to öbeği çözer. Eşdizim kelimenin bir parçasıdır.
error and trial, cons and pros, demand and supply. Sıra sabittir.
Soruyu çözerken dört adım
Boşluğun eşini bulun. Boşluk fiilse yanındaki isim, sıfatsa yanındaki isim, zarfsa yanındaki sıfat karar verir. Eşi bulmadan şıklara bakmayın.
Anlamca uymayanları eleyin. Genelde iki şık burada gider.
Kalan ikisinde eşleşmeyi test edin. "Bu iki kelimeyi daha önce yan yana gördüm mü?" Gördüyseniz odur; eşdizim bilgisi tanıma bilgisidir, çıkarım değil.
Hâlâ kararsızsanız biçime bakın. Sayılamaz isme "a" takılmış mı, ikilemenin sırası bozulmuş mu, zarf sıfata uymuyor mu?
Eşdizim, mantıkla türetilemeyen tek kelime konusudur; bu yüzden çalışma biçimi diğerlerinden farklı olmalı. Tek kelime listesi tutmak burada işe yaramaz. Bunun yerine defterinizde kelimeyi öbek hâlinde yazın: "attention" değil pay attention to; "risk" değil pose a risk to / a high risk. Paragraf çözerken de her metinden üç öbek çıkarıp not alın — sınavda çıkacak öbekler zaten bu tür metinlerin içindedir.
Hızlı kontrol (1/2) — birlikte çözelim
Önce siz düşünün, cevabı açmak için → tuşuna basıyorum.
The committee will ____ a decision next week.
A) do B) make C) take D) give E) pay
B) make
decision ortaya çıkarılan bir şeydir → make. A) "do a decision" Türkçeden çeviri tuzağıdır. C) take, action/measures/risk ile gider; karar ile değil.
Kurul gelecek hafta karar verecek.
Air pollution poses a ____ risk to public health.
A) big B) heavy C) high D) strong E) deep
C) high
risk yükseklikle ölçülür → high risk. B) heavy rain/traffic ile, D) strong wind/evidence ile, E) deep concern ile gider. A) "big risk" günlük konuşmada duyulur ama akademik metinde high tercih edilir.
Hava kirliliği halk sağlığı için yüksek risk oluşturuyor.
Hızlı kontrol (2/2)
The hypothesis is now ____ accepted among biologists.
A) very B) widely C) deeply D) fully E) strongly
B) widely
accepted'ın zarfı widelydir: "yaygın biçimde kabul gören". A) "very accepted" akademik metinde kullanılmaz. C) deeply rooted/concerned ile, D) fully aware ile gider.
Bu varsayım artık biyologlar arasında yaygın kabul görüyor.
Prices are determined by the balance between ____.
A) demand and supply B) supply and demand C) cons and pros D) error and trial E) take and give
B) supply and demand
İkilemelerde sıra sabittir ve anlamla açıklanamaz. A, C, D, E — dördü de var olan ikilemelerin ters çevrilmiş hâli (doğruları: supply and demand, pros and cons, trial and error, give and take). Şıklar tam olarak bu tuzaktan kurulur.
Fiyatlar arz ve talep dengesiyle belirlenir.
Aklınızda kalsın
Eşdizim bir kural değil alışkanlıktır. Anlamdan türetilemez; görülerek öğrenilir.
make = ortaya çıkarmak (decision, progress, mistake) · do = işi yerine getirmek (research, damage, homework).
heavy rain/traffic · strong wind/evidence · deep concern · high risk/cost · wide range.
very'yi bırakın: highly likely, widely accepted, deeply rooted, fully aware, entirely different.
Sayılamazlar "a" almaz: research, evidence, information, advice, knowledge, progress.
Kelimeyi tek başına değil öbek hâlinde yazın: "attention" değil pay attention to.
Extra Practice — şimdi çözerek pekiştirin. Bu dersin karşılığı test seti: Kelime Bilgisi (YDT Practice).
TESTİ AÇ →