Sıfatlar ve Zarflar (Adjectives & Adverbs)
Sorun şu: Türkçede "hızlı koştu" ve "hızlı araba" derken aynı kelimeyi kullanırız. İngilizce kullanmaz: araba fasttır ama koşma quickly olur. Şıkların ikisi de aynı kelimeden türemiştir; ayıran tek şey neyi nitelediğidir. Bu ders o ayrımı ve karşılaştırma kalıplarını öğretir.
Boşluğa careful mı carefully mi geleceğini, yanındaki kelimeye bakarak seçmek.
-ed / -ing sıfatlarını ayırmak (bored / boring) ve be, seem, become gibi fiillerden sonra neden zarf gelmediğini bilmek.
as…as, than, the most, the …er the …er kalıplarını eksiksiz kurmak.
too / enough / so / such dörtlüsünü ve bunların arkasına gelen yapıyı doğru seçmek.
Önce terimler (1/2)
Renk anahtarı: mavi = sıfat, turuncu = zarf, yeşil = doğru kullanım, üstü çizili kırmızı = yanlış kullanım, sarı = kilit kural.
İsmi niteler: nasıl bir şey olduğunu söyler.
a careful driver (dikkatli bir sürücü)
Sorusu: "nasıl bir sürücü?" → careful. Sıfat ismin önünde durur ve çoğul olmaz: carefuls drivers denmez.
Fiili, sıfatı veya başka bir zarfı niteler: işin nasıl yapıldığını söyler.
She drives carefully. (Dikkatli araba kullanıyor.)
Sorusu: "nasıl kullanıyor?" → carefully. Çoğu zarf sıfat + ly ile kurulur.
be, seem, appear, become, remain, look, sound, taste, smell, feel fiilleri iş bildirmez; özneyi bir özellikle birleştirir.
The results seem reliable. seem reliably
Bu fiillerden sonra sıfat gelir, zarf gelmez. Çünkü nitelenen şey fiil değil, öznedir.
Sıfat olan -ly kelimeleri: friendly, lively, lonely, likely, costly, elderly.
a friendly tone — She smiled friendly.
Bunların zarf biçimi yoktur; "in a friendly way" denir. Şıklarda bu kelimeler tuzak olarak konur.
Önce terimler (2/2) — hangi soruyu soruyorsunuz?
Boşluğun sıfat mı zarf mı olduğunu, yanındaki kelimeye bakarak anlarsınız.
a ____ increase in demand → significant (sıfat)
talepte belirgin bir artış
Demand increased ____ → significantly (zarf)
talep belirgin biçimde arttı
a ____ complex problem → highly (zarf, sıfatı niteler)
son derece karmaşık bir sorun
The soup tastes ____ → delicious (sıfat)
çorbanın tadı nefis
İki şeyi kıyaslar: -er / more … than
This method is faster than the old one.
Üç veya daha fazlasının içinde en üstü: the -est / the most
It is the most reliable instrument in the lab.
Bu konu sınavda ne işe yarar?
YDT İngilizce 80 sorudur; Dilbilgisi 10, Kelime 5, Çeviri 12, Paragraf 15 dağılımı 2018'den bu yana değişmemiştir.
Hangi sorunun hangi konudan geldiği açıklanmaz; aşağıdakiler sayı iddiası değil, yapısal değerlendirmedir.
Correlative slotunda: as…as ve such…that ikili kalıp olarak sorulur; ikinci parçayı bilmeden çözülmez.
Cümle tamamlamada: karşılaştırma taşıyan bir kök, karşılığı olmayan şıkkı hemen eler ("more…" varsa "than" beklenir).
Kelime sorularında: 2. soru sıfat, 3. soru zarftır; hangi biçimin isteneceğini boşluğun komşusu söyler.
Çeviri ve yakın anlam sorularında çeldiriciler dereceyi kaydırır: "kadar" yerine "daha", "en" yerine "daha" yazar. Bu kaymayı yalnız karşılaştırma kalıbını bilen görür.
too olumsuz sonuç, enough yeterlilik bildirir; çeldiriciler bu ikisini takas eder.
Sıfat sırası ve sıfat kurma
görüş → boyut → yaş → biçim → renk → köken → malzeme → amaç + isim
a beautiful large old round wooden table
güzel, büyük, eski, yuvarlak ahşap bir masa
Sınavda bütün sıra sorulmaz; genelde iki sıfatın yeri sorulur. Kural: görüş bildiren sıfat en başta, malzeme isme en yakın.
a five-year project — a five-years project
beş yıllık bir proje
Tire ile bağlanan öbek sıfat olur ve çoğul eki düşer: a 20-page report, a three-hour delay.
the students responsible for the project (projeden sorumlu öğrenciler)
Sıfatın kendi tamamlayıcısı varsa (responsible for…, similar to…) öbek isimden sonra gelir.
quick → quickly · happy → happily · possible → possibly · automatic → automatically
Değişmeyenler: fast, hard, late, early, straight (sıfat ve zarf biçimi aynı). good sıfattır, zarfı welldir.
-ed / -ing sıfatları
-ing = sebep olan · -ed = hisseden. Türkçede ikisi de "sıkıcı / sıkılmış" ayrımıyla karşılanır; İngilizcede karıştırılırsa anlam tersine döner.
The lecture was boring. (Ders sıkıcıydı.)
The results are surprising. (Sonuçlar şaşırtıcı.)
Duyguyu yaratan şeyi nitelemek için kullanılır. Nesneler ve olaylar genellikle bu biçimi alır.
The students were bored. (Öğrenciler sıkılmıştı.)
The researchers were surprised. (Araştırmacılar şaşırmıştı.)
Duyguyu yaşayan kişiyi niteler. Özne insansa çoğunlukla -ed biçimi gelir.
I am boring. = "Ben sıkıcı bir insanım."
I am bored. = "Canım sıkılıyor."
Sık geçen çiftler: interesting/interested, confusing/confused, tiring/tired, exciting/excited, frightening/frightened, satisfying/satisfied.
a confusing explanation (kafa karıştıran açıklama)
a confused audience (kafası karışmış dinleyiciler)
Karar ölçütü basittir: nitelenen şey duyguyu veriyor mu, alıyor mu?
Zarf türleri ve cümledeki yeri
| Tür | Sorusu | Örnek | Yeri |
|---|---|---|---|
| Biçim (manner) | Nasıl? | carefully, rapidly | Fiilden veya nesneden sonra |
| Sıklık (frequency) | Ne sıklıkla? | always, rarely, often | Ana fiilden önce, be'den sonra |
| Zaman | Ne zaman? | yesterday, recently | Genelde cümle sonu |
| Yer | Nerede? | abroad, everywhere | Cümle sonu (zamandan önce) |
| Derece (degree) | Ne kadar? | quite, extremely, almost | Nitelediği kelimenin hemen önünde |
She always checks the data. (Verileri hep kontrol eder.)
The data are always checked. — be fiilinden SONRA.
He has never published a paper. — yardımcı fiil ile ana fiil ARASINDA.
She reads carefully the report.
She reads the report carefully.
Biçim zarfı nesneden sonra gelir; araya girerse cümle bozulur.
They arrived at the station late in the evening.
Önce yer, sonra zaman. Ters sıra şıklarda çeldirici olarak kullanılır.
Karşılaştırma biçimleri: -er mi more mu?
| Kelime | Comparative | Superlative | Kural |
|---|---|---|---|
| fast, cheap | faster | the fastest | Tek heceli → -er / -est |
| easy, happy | easier | the easiest | -y ile biten iki heceli → y düşer, -ier |
| expensive | more expensive | the most expensive | İki heceden uzun → more / the most |
| carefully | more carefully | the most carefully | -ly zarfları daima more ile |
| good / well | better | the best | Düzensiz |
| bad / badly | worse | the worst | Düzensiz |
| little / much-many | less / more | the least / the most | Düzensiz |
| far | further, farther | the furthest | further soyut, farther mesafe |
more easier · the most fastest → easier · the fastest
Bir kelime ya ek alır ya more/most alır; ikisi birden gelmez. Şıklarda bu bileşim doğrudan elenir.
Karşılaştırma kalıpları
Solar panels are more efficient than they were a decade ago.
Güneş panelleri on yıl öncesine göre daha verimli.
"more" gördüyseniz cümlede than aramalısınız; yoksa yapı eksiktir.
The new sensor is as accurate as the original one.
Olumsuzu: not as / so accurate as = daha az doğru.
Arada sıfatın yalın hâli durur: as more accurate as olmaz.
far / much / considerably / significantly more expensive (çok daha pahalı)
slightly / marginally better (biraz daha iyi)
very more expensive denmez; very yalın sıfatla gider (very expensive).
The more data you collect, the more reliable the model becomes.
Ne kadar çok veri toplarsanız, model o kadar güvenilir olur.
İki parça da the ile başlar. İkincisi eksikse şık elenir.
Üstünlük (superlative) kullanımı
Bursa is the fourth largest city in Turkey.
Bursa, Türkiye'nin dördüncü büyük şehridir.
Sıra sayısı (second, third) üstünlük biçiminin önüne gelir ve the korunur.
in + yer/grup: the highest peak in the region.
of + zaman/çoğul: the coldest month of the year, the best of the three.
Şıklar sıklıkla doğru biçimi yanlış edatla verir; kapsam edatı ayırt edici olur.
İki şey: the better of the two options
Üç ve fazlası: the best of the five options
Cümlede "of the two" varsa üstünlük değil karşılaştırma biçimi gelir (the ile birlikte).
It is the most detailed survey ever conducted in the area.
Bölgede bugüne dek yapılmış en ayrıntılı araştırmadır.
too / enough / so / such
| Kalıp | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| too + sıfat (+ to V) | fazlasıyla — olumsuz sonuç | The sample was too small to yield reliable results. |
| sıfat + enough (+ to V) | yeterince | The evidence is strong enough to support the claim. |
| enough + isim | yeterli miktarda | They had enough funding for the trial. |
| so + sıfat/zarf + that | o kadar … ki | The storm was so severe that the flights were cancelled. |
| such + (a) sıfat + isim + that | öyle bir … ki | It was such a severe storm that the flights were cancelled. |
Arkasında isim var mı? Varsa such, yoksa so.
so difficult that · such a difficult question that
so a difficult question · such difficult that
very cold = çok soğuk (bilgi).
too cold = fazla soğuk, bu yüzden yapılamıyor (olumsuz sonuç).
"too" bir engel bildirir. Cümlenin devamında sonucun olumsuz olması gerekir; olumluysa şık yanlıştır.
Sıfattan sonra: old enough. İsimden önce: enough time.
enough old · time enough — sıra bozulursa şık elenir.
Aynı cümlenin doğru ve yanlış yazımları
| Yanlış | Doğru | Neden |
|---|---|---|
| The findings seem reliably. | The findings seem reliable. | seem bağlayıcı fiildir, sıfat ister. |
| She speaks English very good. | …very well. | Fiili niteleyen zarf gerekir; good sıfattır. |
| This model is more cheaper. | This model is cheaper. | Çift karşılaştırma olmaz. |
| The task was so difficult that we… / such difficult… | such a difficult task that… | such ile isim gelir, so ile gelmez. |
| He is enough experienced for the post. | He is experienced enough… | enough sıfattan sonra gelir. |
| The students were very boring during the seminar. | …were very bored… | Duyguyu yaşayan özne -ed alır. |
| It is the better solution of the five. | …the best solution of the five. | İkiden fazlada üstünlük biçimi gelir. |
Ezber kartı
| Boşlukta gördüğünüz | Yapmanız gereken |
|---|---|
| Boşluktan sonra isim | Sıfat: significant, careful |
| Boşluk fiili niteliyor | Zarf: significantly, carefully |
| Boşluktan sonra sıfat | Derece zarfı: highly, extremely, remarkably |
| Boşluktan önce be/seem/become/look | Sıfat (zarf değil) |
| Özne duyguyu yaşıyor | -ed sıfat: bored, surprised |
| Özne duyguyu veriyor | -ing sıfat: boring, surprising |
| Cümlede "than" var | Comparative: -er / more |
| Cümlede "of the two" var | the + comparative |
| Cümlede "in the world / of the five" var | the + superlative |
| Arkasında isim var ve "…that" geliyor | such (a) … that |
| Arkasında yalın sıfat var ve "…that" geliyor | so … that |
| Sonuç olumsuz / yapılamıyor | too … to |
Altı tuzak
be, seem, become, remain, look, sound, taste, feel → sıfat. "The plan sounds reasonably" yanlıştır.
friendly, likely, costly, lively, elderly sıfattır. Şıkta bunlar zarf yerine konur; nitelenen kelimeye bakarak eleyin.
hard = sıkı; hardly = neredeyse hiç. late = geç; lately = son zamanlarda. Anlamları farklıdır, biçim farkı değildir.
more varsa than, as varsa ikinci as, so/such varsa that beklenir. Eksik parça = elenen şık.
"Its output is higher than the previous model" → çıktı ile model kıyaslanmış olur. Doğrusu: than that of the previous model.
very yalın sıfatla (very useful), much/far karşılaştırma biçimiyle (much more useful) gider. Ters kullanım şıkkı eler.
Soruyu çözerken dört adım
Boşluğun komşusuna bakın. Sağında isim mi var, solunda fiil mi? İsim varsa sıfat, fiil niteleniyorsa zarf. Bu tek bakış şıkların yarısını eler.
Fiil bağlayıcı mı diye kontrol edin. be, seem, become, look, sound, taste, feel görüyorsanız zarf şıklarını doğrudan eleyin.
Kalıbın ikinci parçasını arayın. Cümlede than, as, that, to varsa bunlar hangi biçimi zorunlu kılıyor? more…than, as…as, so…that, such…that, too…to.
Sayıyı ve kapsamı okuyun. "of the two" karşılaştırma, "of the five / in the world" üstünlük ister. Kalan iki şık genelde burada ayrılır.
Sıfat-zarf bilgisi sınavda iki koldan iş görür: kelime sorularında (2. soru sıfat, 3. soru zarf slotudur) ve yapı sorularının ikili kalıplarında (as…as, such…that). Bu yüzden kelime çalışırken her kelimeyi ailesiyle yazın: significance / significant / significantly. Tek biçim ezberleyen öğrenci, boşluğa doğru anlamı bulur ama yanlış biçimi işaretler; sınavda kaybedilen puanın büyük kısmı buradan gelir.
Hızlı kontrol (1/2) — birlikte çözelim
Önce siz düşünün, cevabı açmak için → tuşuna basıyorum.
Although the instructions looked ____, most participants completed the task without help.
A) confusingly B) confusing C) confused D) confusion E) to confuse
B) confusing
"looked" burada bağlayıcı fiildir ve özneyi bir özellikle birleştirir, bu yüzden sıfat ister; nitelenen şey talimatlardır ve talimatlar kafa karışıklığını veren taraftır, bu yüzden -ing biçimi gelir. A) zarftır, bağlayıcı fiilden sonra gelmez. C) confused kafası karışmış olanı niteler; talimatlar hissetmez. D) isimdir, "looked confusion" yapı olarak kurulmaz. E) mastar bu fiille bu anlamda kullanılmaz.
Talimatlar kafa karıştırıcı görünse de katılımcıların çoğu görevi yardımsız tamamladı.
The second experiment produced ____ more consistent data than the first one.
A) very B) too C) far D) as E) enough
C) far
Boşluk "more consistent" karşılaştırma biçimini güçlendiren bir zarf ister; bu görevi far, much, considerably üstlenir. A) very yalnız yalın sıfatla gider, "very more" kurulmaz. B) too olumsuz bir sonuç bildirir ve karşılaştırma biçimini nitelemez. D) as, "as…as" kalıbının parçasıdır ama cümlede "than" var; ikisi bir arada olmaz. E) enough nitelediği sıfattan sonra gelir, önüne konmaz.
İkinci deney, birincisine göre çok daha tutarlı veriler üretti.
Hızlı kontrol (2/2)
It was ____ a detailed report that the committee needed a week to review it.
A) so B) too C) very D) such E) as
D) such
Boşluktan sonra "a detailed report" yani bir isim öbeği var; isimle kurulan "o kadar … ki" kalıbı such (a) + sıfat + isim + that biçimindedir. A) so yalın sıfat veya zarfla kullanılır, isim öbeği alamaz. B) too…to kalıbı ister ve cümlede "that" var. C) very sonuç cümlesi kurmaz, "that" ile bağlanmaz. E) as ikinci bir as ister.
Rapor öyle ayrıntılıydı ki kurulun incelemesi bir hafta sürdü.
Of the two proposed routes, the coastal one is ____ for heavy vehicles.
A) the safest B) safest C) the safer D) safer as E) as safe
C) the safer
"Of the two" yalnız iki şey olduğunu söyler; iki şey arasında seçim yapılırken üstünlük değil karşılaştırma biçimi kullanılır ve belirli bir taraf seçildiği için başına "the" gelir. A) ve B) üstünlük biçimidir, üç ve daha fazlası için kullanılır. D) "safer" ile "as" bir arada kurulmaz; karşılığı "than" olur. E) "as safe" ikinci bir as ve karşılaştırılan taraf ister, cümlede yoktur.
Önerilen iki güzergâhtan kıyı olanı ağır araçlar için daha güvenlidir.
Aklınızda kalsın
Sıfat ismi, zarf fiili/sıfatı niteler. Karar boşluğun komşusuna bakılarak verilir.
be, seem, become, look, sound, taste, feel → sıfat. Bu fiillerden sonra zarf gelmez.
-ing veren, -ed alan. boring lecture / bored students.
Kalıbın iki parçası da olmalı: more…than, as…as, so…that, such…that, too…to, the …er the …er.
İki şey → the + comparative (the safer of the two); üç ve fazlası → the + superlative.
very yalın sıfatla, much / far karşılaştırma biçimiyle. Çift karşılaştırma (more easier) daima yanlıştır.
Kelimeyi ailesiyle öğrenin: significance · significant · significantly.
Extra Practice — şimdi çözerek pekiştirin. Bu dersin karşılığı test seti: Sıfatlar ve Zarflar (YDT Practice).
TESTİ AÇ →